Kumar Oynamak Için Yer Ve Imkan Sağlama Suçu?

Kumar Oynamak Için Yer Ve Imkan Sağlama Suçu
TCK 228 (Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu) Emsal Yargıtay Kararları – YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/5767 Karar: 2016/8150 Tarih: 20.06.2016

TCK 228. Madde Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228/1. maddesinde, “Kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünün yer aldığı, anılan Kanun’un 52/1 ve 2. fıkrasında ise, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı CMK.nun 309.

maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06.04.2016 gün ve 358 Sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2016 gün ve KYB/2016-150947 Sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR : 5237 Sayılı TCK.nun 228/1 52/1 madde ve fıkraları uyarınca hapis cezası yanında hükmedilmesi gereken adli para cezasının, kanunda öngörülen adli para cezasına esas alınan gün üzerinden artırım veya indirim yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı tayin olunan miktarın çarpılması sonucu cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezası yanında uygulama yeri bulunmadığı halde doğrudan adli para cezası tayini, SONUÇ : Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.10.2014 gün ve 2014/852 esas, 2014/330 Sayılı kararının 309.

maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), anılan hükmün 4/d fıkrası uyarınca; hükmün ilk fıkrasında yer alan “450,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5 gün” ibaresinin yazılmasına, 62/1 maddesinin uygulanmasına dair fıkrada yer alan “375,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “4 gün” ibaresinin yazılmasına ve hükme “hükmedilen 4 gün adli para cezasının 5237 Sayılı TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önüne alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL’den, 80,00 TL adli para cezasına çevril- mesine” ibaresinin eklenmesine, infazın hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezası yönünden bu miktar üzerinden yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönde- rilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na ( TEVDİİNE ), 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/12423 Karar : 2018/597 Tarih : 18.01.2018

TCK 228. Madde Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu

Tombala makinası ile kumar oynatan sanık hakkında 1072 sayılı Kanuna muhalefet suçundan zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; 1- Sanık hakkında ceza tayin edilirken, kısa kararda ‘‘takdiren teşdiden” denildiği halde, kanunun belirtilen maddesindeki alt sınırdan hüküm kurularak çelişkiye neden olması, 2- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 34.

  1. Maddesine göre, adli emanete alınan 70,00 TL parayla ilgili karar verme yetkisinin mülki amirliğe ait olduğu gözetilmeksizin, yasal olmayan gerekçeyle TCK.nun 54.
  2. Madde uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.

maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.01.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık hakkında tombala makinesi ile tombala oynattığı iddiasıyla TCK.nun 228. maddesi ile cezalandırılmasına ilişkin yapılan yargılamada, 1072 sayılı Rulet, Tilt ve Benzeri Oyun Aletleri ve Makinaları hakkında Kanunun 1.

maddesinde rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet isteyen otomatik, yarı otomatik, el veya ayakla kullanılan oyun makinaları ve benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmeyi yasakladığı ve madde kapsamında bu aletlerle kumar oynatılması halinde ayrıca kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan da ceza verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması karşısında, 1072 sayılı Kanun kapsamındaki tombala makinası ile tombala oynatılması eyleminde TCK.nun 44/1.

maddesinde yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü karşısında sanığın 1072 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddesi ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde TCK.nun 228/1.

TCK 228. Madde Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. İddianame anlatımına göre dava konusu yapılan ve birbirinden bağımsız olan 1072 sayılı Kanuna aykırılık ile 5237 sayılı TCK’nın 228/1. maddesinde düzenlenen “Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama” suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde, yalnızca bir suçtan hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

UYARI Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.

Kumar oynama hangi suç türüne girer?

Kumar Oynama Suç Mudur? – Kumar oynatmak, kumar oynanması için yer sağlamak suç olarak kabul edilmiştir. Ancak kumar oynama, Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak sayılmamış olup Kabahatler Kanunu’nun 34. maddesinde kabahat olarak tanımlanmıştır. Kumar oynayan kişiye ceza kanununa göre cezai yaptırımda bulunulmamaktadır; ancak idari para cezası öngörülmüştür.

Kumar oynama cezası kaç TL?

KABAHATLAR KANUNU GEREĞİ PARA CEZASI – Sanal kumar oynayan ve oynatanlar için ne gibi müeyyideler tanımlanmıştır? Ceza hukukumuzda kumar için benim çok da doğru bulmadığım bir yaklaşım söz konusu: Kumar oynamak suç değildir ve Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynamak düzenlenmemiştir.

  1. Umar oynanması için yer ve imkan sağlamak” ise Türk Ceza Kanunu’nun 228’inci maddesinde suç olarak düzenlenmiş.
  2. Abahatler Kanunu’nda kumar oynamak kabahat olarak düzenlenmiş ve idari para cezası öngörülmüştür.
  3. Abahatler Kanunu 34’üncü maddeye göre; “Kumar oynayan kişiye, bin Türk Lirası idari para cezası verilir.

Ayrıca, kumardan elde edilen gelire el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu kabahat dolayısıyla idari para cezasına ve el koymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülki amir karar verir.” Türk Ceza Kanunu kumarı 228/6’ncı maddesinde tanımlamıştır.

Buna göre; “Ceza Kanunu’nun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kâr ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.” Kumar oynamanın kabahat, kumar oynanması için yer temini hareketini suç haline getirdiğiniz bir sistemde, kumardan doğan toplumsal sorunları çözme imkanı yoktur. Bu sebeple ceza hukuku alanında kumar ile etkili bir mücadele için kumar oynamanın da suç haline getirilmesi gerekmektedir.

Aksi halde kumar oynayanlara verilen idari para cezaları etkisiz kalmaya devam edecektir. Türk Ceza Kanunu’nun 228’inci maddesinde yapılan suç tanımlamasında kumar için yer temini söz konusudur. Suçun sanal alemde veya bir başka ifade ile bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi hali acaba cezalandırılacak mıdır? Bu sorunun cevabının yine 2017 yılında değiştirilmiş olan TCK’nın 228/3 maddesi vermektedir.

Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.” Bu suçun bilişim sistemlerinde ya da sanal alemde işlenmesinin suç işlenmesini kolaylaştıracağından hareketle basit haline göre daha ağır ceza öngörülmektedir.

Bir başka husus çocukların kumar oynaması halidir. Yine TCK’nın 228/2 maddesine göre; “Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır”. Yasa dışı bahis ve şans oyunlarının tehlikelerini değerlendirebilir misiniz? Esasında günümüz şartlarında bir değerlendirme yapacak olursak tehlikeli olan husus yine siber alanda (ya da sanal alemde) işlenen kumar suçlarıdır.

Futbol başta olmak üzere spor müsabakaları üzerinden yapılan yasa dışı bahis ve şans oyunları her geçen gün yaygınlaşmaktadır. İnternet üzerinden yine banka ödemeleri ile şans oyunları oynanmaktadır. Kumarın bu şekli maalesef toplumda daha az tepkiyle karşılanmaktadır. Oysa asıl mağduriyet bu mecralarda meydana gelmektedir.

Bu alanda yaşanan suiistimallerin önlenmesi için kanun koyucu Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’u yürürlüğe koymuştur. Kanun’un 5’inci maddesi a bendine göre; “Kanun’un verdiği yetkiye dayalı olmaksızın; spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkan sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.” Bu kanun kapsamında yer alan maddeler sanal kumarla mücadele için nasıl bir önem teşkil ediyor? 2013 yılında 6495 sayılı kanunla 5’inci maddede yapılan değişiklik ve sayılan eylemler, bugün en büyük sorunlardan biri olan sanal kumarla mücadele için çok önemlidir.

  1. Olluk güçleri ve özellikle siber suçlarla mücadele birimlerinin de en çok bu madde kapsamındaki suçlarla iştigal ettiğini düşünüyorum.
  2. Zira sürekli kamuoyunda bu yönde yapılan operasyonlarla ilgili haberler yer almaktadır.
  3. Sonucun kısmen iştirakçinin becerisine kısmen de tesadüfe bağlı olduğu yurt içinde ve yurt dışında tertiplenen her çeşit yarışma, müsabaka, spor oyunları ile herhangi bir olay veya durum üzerine, sonucun tahmin edilmesi esasına göre oynatılan ve iştirak edenler arasından doğru tahmin edenlere önceden belirlenen adet, tutar, oran veya misli olarak ikramiye kazandıran oyunlar “Müşterek bahis” olarak isimlendirilir.

İlgili mevzuat çerçevesinde yetki verilen kurum ve kuruluşlar tarafından tertip edilen ve sonucu tesadüfe dayalı olarak belirlenen her türlü oyunlar ile müşterek bahisler “şans oyunları”nı ifade eder. “Çevrim içi kumar” dediğimiz zaman, kazanç amacıyla icra edilen ve kâr ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlar, bunlar bahis ve şans oyunları olarak da anlaşılıyor.

Bunlar internet üzerinden veya devam eden bir futbol müsabakası üzerinden olabiliyor. İnternete giren kişi her an kumar veya bahis oynama “imkanına” sahip olmaktadır. Bu gibi internet siteleri, çevrim içi kumar ile kumar veya bahis oynayan kişileri sürekli bu sürecin içinde tutmayı sağlamaktadır. Bu da zamanla ekonomik felaketler doğurmaktadır.

Çevrim içi kumar ve oyun siteleri ne gibi kötüye kullanımlara yol açabilir? Kumar da tıpkı uyuşturucu maddeler gibi bağımlılık yapmaktadır. Özellikle internet üzerinden oynanan kumar ve yasa dışı bahis kurtulmanın zor olduğu bağımlılığa sebep olmaktadır.

  1. Günümüzde teknoloji bağımlılığının da her geçen gün arttığını düşünürsek acil önlem alınması gereken bir konu kumar ve bahis bağımlılığı konusudur.
  2. Dünyada son dönemlerde oyun sektörü ekonomik yönden sıçrama yaşamaktadır.
  3. Ancak bu oyun sitelerine de ciddi ve mesafeli yaklaşmak gerekir.
  4. Zira oyunun bağımlılık yaratması bir yana, oyun içerisinde örtülü kumar oynanması söz konusu olabiliyor.

Çocuklarımızın oyunlara ne denli ilgi duydukları yadsınamaz bir gerçek. Oyun içinde kazanma veya kaybetme ya da oyunda ilerleyebilmek için parasal taleplerin gelmesi çocuklarımızı kumar bağımlısı haline getirebilir. Bu tip sitelerin kolluk kuvvetleri tarafından takip altında tutulması gerekir.

Kumar ve bahis bağımlılığı doğrudan kişinin ekonomik kaybına sebep olmaktadır. Kumar veya bahsin kazananı yoktur. Kumar ve yasa dışı bahis ülkemizde ve dünyada bir kesim için büyük bir ekonomik kazanç kaynağı. Vergi verilmemesi, paranın kontrol edilememesi ve devleti zarara uğratmanın sonucu ortaya kara para ekonomisi çıkmaktadır.

Kara paranın kimleri fonladığı da malum. Birçok terör örgütünün finans kaynağı budur. Bu sebeple dünya üzerinde kara para ile mücadele için bütün ülkeler seferber olmuş durumda. Bir taraftan mücadele ederken diğer taraftan da evimizde teröre kaynak oluşturmak durumunda kalabiliriz.

Internet üzerinden kumar oynamak suç mu?

KABAHATLER KANUNU – Kumar MADDE 34.- Kumar oynayan kişiye, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, kumardan elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir karar verir.

Sanal ortama da oynatılan kumar: Online kumar, e-kumar, internette kumar, online Casino veya sanal kumar gibi değişik ifadeler ile adlandırılmaktadır. Sanal kumarın hukuki olarak bir tanımı yapılmamıştır. Ancak bir tanım yapmak gerekirse : Bilişim ortamlarında, şansa ve beceriye dayanan, oyun araç ve gereçleri ile veya bir kasaya karşı para veya benzeri maddi değerler karşılığı oynatılan oyunlardır.

Tanımda, bilişim ortamları terimiyle anlatılmaya çalışılan : İnternet, İnteraktif televizyon ve artık günümüz teknolojileri ile cep telefonlarıdır. İlk Türkçe kumar sitesini, 2000 yılında, Türklerin sanal kumara ilgisini fark eden Anthony Mataye adlı bir Amerikalı tarafından kurulmuştur.

Kumar Makinesi cezası ne kadar?

Kumar Oynanması için Yer ve İmkan Sağlama Suçunun Cezası (TCK 228) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçunun cezası şu şekildedir: Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, ‘bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere’ adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK m.228/1).

Kumar oynamanın hükmü nedir?

Sual: Kumar oynamak haram mıdır? Dinimizin bu meselede hükmü nasıldır? Cevap: Bütün ilâhî dinler, inananlar arasında, kumar oynamak sûretiyle haksız kazanç sağlamayı yasaklamıştır. İslâmiyette alış-veriş, yâni ticâret, hediye, zekât, sadaka ve mîras ile mal elde etme yollarının dışında, gasp, hîle, fâiz, rüşvet, kumar vs.

  • Gibi yollarla haksız kazancı yasak etmiştir, harâmdır.
  • Her şey ile yarış etmek ve bilmece çözmek helâldir.
  • Bunları kumar ile yapmak harâmdır.
  • Oşarak veya at ve silâh ile, ok ile hedefe atmak gibi harbde kullanılan şeylerle yapılan yarışlarda, bir taraftan mal şart etmek de kumar olmaz.
  • Yâni iki kişiden yalnız biri, sen kazanırsan, ben sana vereceğim.

Ben kazanırsam, sen bana vermeyeceksin derse veya bir üçüncü kimse, yarışa katılan cemâat arasından kazanana ben vereceğim derse bunun mahzûru olmaz. Kumar, yarışlarda olduğu gibi, tavla, dama taşları ve iskambil kâğıtları ile yapılan her türlü oyunda, spor oyunlarında da olur.

  1. Bunların hepsinde ve ilim adamları arasındaki kumarda, sözleri, tahminleri yanlış çıkanlar, tahminleri doğru çıkanlara mal, para vermektedir.
  2. Imlerin tahminlerinin doğru çıkacağı önceden belli olmadığı için kumara katılanların herbirinde, hem almak hem de vermek ihtimâli vardır.
  3. Umar oynamak, yarışmak demek değil, tahminde yanılıp yanılmamak demektir.

Bunun için, oynayanlar arasında olduğu gibi, oynamayıp, yarışmayıp, oynayanlardan kazanacaklarını önceden tahmin edenler arasında da kumar olabilir. Hattâ yalnız bir kişinin yaptığı işin başarılı olup olmıyacağını, tahmin edenler arasında da olur. Kumarda, sonu tahmin edilen işin oyun olması, kazançlı, başarılı olması veya zararlı olması arasında fark yoktur.

Canbazın düşüp düşmeyeceğini, geminin batıp batmayacağını tahmin edenlerin, birbirlerine para vermek için sözleşmeleri de kumar olur. Bunun içindir ki, oyun, yarış yapılmaksızın, kumarcıların isimleri veya para ile aldıkları biletlerin numaraları arasında piyango çekerek, çekilen numara sâhiplerine, biletlerden toplanan paraların hepsini veya bir miktârını dağıtmak kumar olur.

Çünkü, piyangoya katılanların hepsi kendi numarasının çekileceğini ümid etmektedir. Bu tahminleri doğru çıkanlar, yanlış çıkanların önceden ( vermiş oldukları paralardan almaktadırlar. Aldıkları para ile, önceden) bilete verdikleri paranın farkını, tahminleri yanlış çıkanlardan almış olmaktadırlar.

Tahminleri yanlış çıkacaklardan para toplamak güç olacağı için ve bunlar önceden belli olmadıkları için, piyangoya katılanların hepsinden, önceden bilet ücreti olarak para toplanmakta, tahmini doğru çıkanların verdiği sonra kendilerine iâde edilmektedir. Önceden toplanan paraların hepsini piyango sâhibi alıp, büyük payı kendine ayırdıktan sonra, geri kalanlarını tahmini doğru çıkanlara vermektedir.

Çok yaygın olarak oynanan kazı kazan ise çocuk ve gençleri kumar bataklığının içine atan bir tuzaktır. Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler, kumarın da şarap gibi hem harâm ve hem de pis olduğunu bildirmektedir. Allahü teâlâ Mâide sûresi 90 ve 91. âyetinde meâlen; “Ey îmân edenler! Şarap (serhoş eden her türlü içki) kumar oynamak, ibâdet için dikilen putlar, (cahiliyye devrinde kullanılan) fal okları hep şeytanın işinden pis şeylerdir.

Kumar nerelerde yasal?

Kumarhane

Bu madde hiçbir, Lütfen yardımcı olun. Kaynaksız içerik itiraz konusu olabilir ve, Kaynak ara: – · · · · ( Mayıs 2015 ) ()

Casino da Póvoa Kumarhane ya da kasino, çok sayıda oyuncunun aynı anda oynayabildiği, oyun makineleri ve masaları bulunan yapı. Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır. başta olmak üzere,,,,,,,,,, ve daha birçok ülkede bulunmaktadır.

Yasa dışı bahis oynamak sicile işler mi?

Yasa Dışı Bahis Para Cezası Sicile İşler Mi? – Adli sicil kaydı, suç niteliği teşkil eden fiiller hakkında mahkemeler tarafından verilen kesinleşmiş cezalar için tutulur. Adli para cezası ve hapis cezası adli sicil kaydına işler. İdari para cezası ise sicile işlemez.

Yasa dışı bahis cezasını kim verir?

Bilgisayar İnceleme veya Bilirkişi Raporu Alınması – Sanığın internet üzerinden kimseye yasadışı bahis oynatmadığını, sadece kendisinin oynadığını savunması, yapılan aramada işyerinde bilgisayar ve barkod yazıcısı dışında oyun oynayan kimsenin ve oynanmış maç kuponlarının bulunmaması mahkemenin gerekçesinde ele geçen bilgisayar üzerinde yapılan incelemede yüklü miktarda birçok bahsin oynandığının belirtilmesine rağmen dosya içerisinde ve UYAP kayıtlarında hükme esas alınacak nitelikte herhangi bir bilgisayar inceleme veya bilirkişi raporunun olmaması karşısında; mevcut ise bu raporun eklenmesi aksi halde işyerinde bulunarak zaptedilen bilgisayar kasası ile diğer eşya, konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek, 7258 sayılı Kanunun 5/2.

maddesine göre ‘‘yurt dışında oynatılan her çeşit bahis veya şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’ den oynanmasına imkan sağlayıp sağlamadığı” ve ‘‘yasadışı bahis sitesine hangi tarihlerde ve ne sıklıkta girildiği ve ne miktarda kupon oynandığı” hususunda ayrıntılı bilirkişi raporu alındıktan sonra sanığın ne şekilde başka kişilere yasa dışı futbol bahsi veya şans oyunu oynattığı, yer ve imkan sağladığının da karar yerinde tartışılmasından sonra hukuki durumun takdiri gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 19.Ceza Dairesi-Karar: 2016/20433).

Somut olayda; sanığa ait giyim mağazasında yapılan aramada sadece bilgisayarın ele geçmesi, herhangi bir maç kuponu, bülten ve liste gibi deliller ele geçmemiş ve bahis oynatılan kişiler tespit edilememiş ise de, bilgisayarda yapılan incelemede bahis ile alakalı olabilecek anahtar kelimelerin tespit edilmesi karşısında; uzman bilirkişiye ele geçen eşyalar ile dosya bütün halinde tevdi edilerek, yasadışı bahis sitelere girilip girilmediği, girilmişse kaç defa girildiğine, kupon oluşturulup oluşturulmadığı, bakiye olup olmadığı hususlarında açıklayıcı rapor alınarak sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 19.Ceza Dairesi-Karar: 2017/9828).

Neler kumar kapsamına girer?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Kumar, ortaya para koyarak oynanan talih oyunudur. Birden fazla kişi arasında rekabete dayalı bir şekilde oynanabildiği gibi, bir kişi tarafından bir oyun makinasına karşı da oynanabilir. Bir oyunda şahsi maddi varlıklarını (genellikle para ) risk etmeye kumar oynamak denir.

Telefonda kumar oynanır mı?

Kumar oyunlarını telefonda ya da bilgisayarda oynamak günah mı? Şans oyunlarını telefonda ya da bilgisayarda oynamanın hükmü nedir? Para karşılığı değil de zevkine kumar oynanır mı? Para karşılığı değil de zevkine oynanan kumar günah mı? İşte kumar oynamaya ilişkin haberin detayları.

Yasak ve günah olması bakımından içki ile kumar arasında hiç bir fark yoktur. Allah Teala her ikisini de, aynı âyet-i kerime ile haram kılmıştır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde kumar konusunda şöyle buyurulur. “Aranızda mallarınızı haksız sebeplerle ve batıl yollarla yemeyin” (el-Bakara, 2/188; en-Nisâ, 4/29).

“Ey inananlar, içki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şüphesiz şeytan içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister (el-Mâide, 5/90, 91; İbn Abidin Reddû’l Muhtar, İstanbul 1307, V, s.355; Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dini, İstanbul 1960, II, s.766).

Aslı kumar olarak bilinen oyunları telefonda ya da bilgisayarda oynamak günah mı? Sorusuna cevap Fatih Kalendar Hoca’dan geldi. Fatih Kalendar Hoca, “Bir oyun hangi mahiyette olursa olsun maddi anlamda kazanan ve kaybeden varsa velev ki meşru çerçevede yapılsa bile bu klasik kumardır. Örneğin musabaka İslam’da var olan bir yarışmadır ve caizdir.

Ama tarafların ortaya para koyması ve kazanan hepsini alacak şeklinde olması velev ki meşru oyunda bile olsa bu kumardır ve caiz değildir. Bir de şans oyunları vardır ki kazanma ve kaybetme şeklinde olsa caiz olmayacağı aşikardır. Böyle olmasa bile zevkine zararlı bir oyun veya kumar oynayalım kaybetmek ve kazanmak olmasın şeklinde bile kumar aleti olması hasebiyle oynamak fıkhen caiz değildir.

Fiziksel oynamak caiz olmadığı gibi ekran üzerinden oynamak da caiz değildir ve aralarında hiçbir fark yoktur. Netice itibariyle kumar aletleriyle oynanan bir oyundur. Hanefi mezhebi oyun konusunda ciddi anlamda meseleyi daraltıyor. Dolasıyla bu gibi şeylerden mutlak anlamda kaçınmak en güzel olanıdır.

Özellikle kumar için vazedilmişse bundan kaçınmak elzemdir.” dedi. : Kumar oyunlarını telefonda ya da bilgisayarda oynamak günah mı?

Bahis cezası ne kadar?

Yasadışı Bahis Oynama Suçunun Cezası – Türkiye’de bu konuda yasal olarak faaliyet gösteren Bilyoner, Nesine, Misli, Oley, Tuttur ve Birebin gibi siteler “İddaa” adlı bahis oyununun resmi bahis siteleridir. Bu yasal bahis siteleri “İddaa” adlı oyunu oynatan bayiler ile aynı maç bülteni, bahis oran ve bilgileri ile internet üzerinden bahis yapılması şansı sunmaktadır.

  • Adı geçen siteler Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın yetki verdiği lisanslı sitelerdir.
  • Bunlar dışında yurtiçi/yurtdışı fark etmeksizin; bahis oynatan, oynanmasına yer ve imkan sağlayan, para nakline aracılık eden ve oynayanlar hem 7258 Sayılı Kanun’un 5.maddesinde hem de 5237 sayılı TCK’nın 228,
  • Maddesinde yer alan hükümlerle ağır yaptırımlara bağlanmıştır.

Yasadışı bahis oynamanın cezası 2020; ” Madde 5 – (Değişik: 12/7/2013-6495/3 md.) Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın ; a) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır,

  1. B) Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
  2. C) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

ç) Kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. d) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır.

Bu madde kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının oynanmasına tahsis edilen veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir.

Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. ” ” Madde 228 – “Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama” (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

  1. 2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
  2. 3) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
  3. 4) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.

” SONUÇ OLARAK; Yasa Dışı Bahis Suçuna İlişkin Eylemler;

Yasa dışı yollarla bahis oynatılması,Oynanmasına yer ve imkan sağlanması,Yasa dışı bahis sitelerine internet aracılığıyla erişim sağlanmasına aracılık edilmesi,Söz konusu sitelerin bahis oyunlarındaki para nakline aracılık edilmesi,Reklam yayınlamak suretiyle yasa dışı bahsin teşvik edilmesi.

Aviator illegal mı?

Aviator Imp Oyunu Oyna – Türkiye’de spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunları oynatma yetkisine Spor Toto Teşkliat Başkanlığı veya başkanlığın yetki verdiği gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri sahiptir. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın verdiği ruhsatlar dışında, izinsiz bahis oynatmak 7258 sayılı Kanuna göre cezalandırılan bir suçtur.7258 sayılı Kanuna göre, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunları oynatmak suç olarak düzenlenmiştir.

1 gün adli para cezası ne kadar?

Adli Para Cezası Nedir? Nasıl Hesaplanır? Adli Para Cezası Nedir? Nasıl Hesaplanır? 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda iki farklı ceza yaptırımı mevcuttur. Bunlar hapis cezası ve adli para cezası olarak iki başlıkta toplanır. Hapis cezasının ne olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Adli para cezası için ise hükümlünün mahkeme tarafından hükmedilen bir miktar parayı devlet hazinesi’ne aktarması olarak görebiliriz.

Bu noktada en sık karıştırılan noktalardan bir diğeri de adli para cezası ile idari para cezasının birbirinden karıştırılması olarak ortaya çıkar. Hemen belirtmekte fayda var ki; adli para cezaları yalnızca mahkemeler tarafında hükümlüye verilen cezalardır. İdari para cezaları ise diğer devlet kurumlarının kişilere yönelik verdiği para cezalarıdır.

See also:  Kumar Oynanmasi Için Yer Ve Imkan Sağlama Yargıtay?

İdari para cezaları hukuki anlamda bir cezai yaptırıma tabii olmadığı için hapis cezasına da çevrilemez. Adli Para Cezasının Çeşitleri

Doğrudan Verilen Adli Para Cezası : 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bir suçun cezai yaptırımının karşılığı şayet adli para cezası ise, mahkeme başkanı hükümlüye hapis cezası veremez. Bu konuya taksirle çevreyi kirleten bir kişinin cezasının adli para cezası olduğu ve karşılığında hapis cezası verilemeyeceği kesindir. Seçimlik Olarak Verilen Adli Para Cezası : Hukuki kapsamda bir ceza’nın karşılığı hem adli para cezası hem de hapis cezası olarak görülüyorsa ve hakim hükümlünün cezası olarak adli para cezasına hükmediyorsa burada seçimlik olarak verilmiş olan adli para cezası ortaya çıkmış demektir. Hapis Cezasından Çevrilen Para Cezası : Ceza Kanunu’nda kasten işlenmiş olarak suçlarda 1 yıl altındaki hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir. Taksirle işlenen suçlarda ise ceza sınırı göz önünde bulundurulmaksızın adli para cezası uygulanabilir. Hapis Cezası ile Verilen Adli Para Cezası : Ceza Kanunu’nda bazı suçlar için cezai yaptırım hem adli para cezası ile hapis cezası birlikte ön görülmüştür. Hükümlü hem adli para cezasını ödeyecek hem de hapis cezası alacaktır.

Hapis Cezası Nasıl Adli Para Cezası’na Çevrilebilir? Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde birkaç önemli etken gözümüze çarpmaktadır. Bunlardan ilki hükümlünün sosyo-ekonomik durumu olarak ortaya çıkmaktadır. Bundan sonraki aşamada ise suçun nasıl işlendiği, özellikleri, hükümlünün duruşma sırasındaki hal ve tutumları göz önünde bulundurulmaktadır.

  1. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde hükümlünün aldığı hapis cezası süresinin 1 yıl’ın altında olması da cezanın paraya çevrilmesi kapsamında büyük bir etken olarak ortaya çıkmaktadır.
  2. Taksirle işlenen suçlarda herhangi bir ceza sınırı yoktur.
  3. Gerçekleşen suç her ne olursa olsun, suç para adli para cezasına çevrilebilir.

Bu anlattıklarımız tamamen hakimin takdir yetkisine bırakılmıştır. Bazı durumlarda ise yasalar, cezai yaptırımları hakim takdirine bırakmadan uygulamaya koyar. Örnek vermek gerekirse ; hükmolunan ceza 30 günden daha az süreli bir hapis cezası ise bu hapis cezası kişiye uygulanmadan direkt olarak adli para cezasına çevrilir.

  1. Ayrıca hükümlü kişinin yaşı 18’den küçük ya da 65’den büyük ise ve karar sonucu hükümlü 1 yıl ceza almışsa, bu ceza adli para cezasına çevrilir.
  2. Hakkında daha önceden bir adli soruşturma olmayan kişiler için de aldığı cezanın miktarına göre, suçun niteliğine göre vb.
  3. Birçok duruma göre de hapis cezası yine adli para cezasına çevrilebilir.

Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır? Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen adli para cezası minimum 5 günden maksimum 730 gün arası olmak üzere ceza yaptırımı bulunan günlüğü en az 20 tl’den en fazla 100 tl’ye kadar hesaplanır. Bu konu yine suçun unsuruna, niteliğine ve birçok durumuna göre hakimin takdir yetkisine bırakılmıştır.

  1. Adli Para Cezası Ertelenebilir Mi? Hapis cezaları için bulunan erteleme durumu, adli para cezaları için geçerli değildir.
  2. Hatta hapis cezasından adli para cezasına çevrilen cezalar için ise herhangi bir erteleme söz konusu değildir.
  3. Adli Para Cezası Sicile İşler Mi? Adli para cezası sicil kaydı’na işlenir.

Cezanın peşin olarak yatırılması ya da taksitli olarak ödenmesi durumunda taksidin yatırıldığı son gün ceza infaz edilmiş sayılır ve ceza sicil kaydından kendiliğinden silinir. Ceza Mahkemeleri tarafından adli para cezasına çarptırılmış bir kişi alanında uzman ve deneyimli bir ceza avukatı ile görüşerek konu hakkında yardım ve daha detaylı bilgi alabilir.

Bir günlük para cezası ne kadar?

Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır? Miktarı En Fazla Ne Kadardır? – Adli para cezası hesaplama yöntemi, ilgili suç düzenlenirken belirlenen ceza alt ve üst sınırları dikkate alınarak belirlenir. Suça ilişkin yaptırımda adli para cezasının alt veya üst sınırı belli değilse, sanık hakkında hükmedilecek adli para cezasının alt sınırı en az 5 gün, en fazla 730 gün kabul edilerek hesaplama yapılacaktır (TCK md.52/1).

  • Adli para cezası hesaplanırken hakim önce sanığa verilecek cezanın gün sayısını belirler, belirlenen gün sayısı sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak en 20 TL, en fazla 100 TL’den adli para cezasına çevirir.
  • Örneğin, hakaret suçu nedeniyle sanığın seçimlik ceza olan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinde alt sınır en az 90 gün olarak belirlenir, çünkü suçun hapis cezasının alt sınırı 3 aydır, belirlenen 90 gün en alt miktardan günlüğü 20 TL’den para cezasına çevrildiğinde sanık aleyhine toplam 1800 TL adli para cezasına hükmedilecektir.

Hapis cezası adli para cezasına çevrilirken veya doğrudan adli para cezasına hükmedilirken şu noktalara dikkat edilmelidir:

Suçun kanunda belirlenen cezası sadece adli para cezası ise bu durumda genel sınırlar olan en az 5 gün, en fazla 730 gün ceza yaptırımı karşılığında, günlüğü en az 20 TL en fazla 100 TL üzerinden adli para cezası belirlenmelidir (TCK md.52/1-2). Adli para cezasının üst sınırı 730 gün olmasına rağmen, suçun kanunda belirlenen cezasının üst sınırı daha fazla ise o suça özel düzenlenen adli para cezası dikkate alınmalıdır. Örneğin, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası (TCK md.158/1-birinci cümle), 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç açısından TCK’da 5000 güne kadar adli para cezası verilebileceği ayrıca düzenlendiğinden, hakim adli para cezasının üst sınırı olan 730 günü aşan bir miktara hükmedebilecektir. Yukarıda nitelikli dolandırıcılık suçu örneğinde olduğu gibi, kanun, hapis cezası ile birlikte adli para cezası öngörmüşse, örneğin kanunda suçun cezası olarak “2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 10.000 güne kadar adli para cezası ” şeklinde bir ibareye yer verilmişse, adli para cezasının alt sınırı kanunda belirtilmediği için mahkeme alt sınırdan ceza vermeyi kararlaştırdığında, genel alt sınır olan 5 günden daha az ceza veremez. Kanunda suçun cezası olarak “1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ” şeklinde bir ibareye yer verilmişse, burdaki adli para cezası ceza hukukunda ‘seçenek yaptırım’ olarak tanımlanır. Seçenek yaptırım olan adli para cezalarında (kanunda “veya” ibaresi bulunan) hükmedilecek para cezasının alt ve üst sınırı, hapis cezasının alt ve üst sınırıdır. Örneğimizde hapis cezasının alt sınırı 1 yıl, üst sınırı 5 yıl olduğundan, adli para cezasının alt sınırı 365 günden az, üst sınırı da 1825 günden fazla olamaz.

Sigara makinesi suç mu?

SORU 310 : Sigara makinası, rulet, tilt, langırt oyun aletleri kullandırmak suç mudur? – Eralp Avukatlık Bürosu Sigara makinası, rulet, tilt, langırt oyun aletleri kullandırmak suç mudur? 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve benzeri oyun alet ve makinaları hakkında kanun 27.12.1968 tarihli 13086 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve benzeri oyun alet ve makinaları hakkında kanunun 1.maddesine göre Türk Ceza Kanununun 228 inci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi rulet, tilt, benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet istiyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır.

Bu kanunun uygulanmasında spor kulüpleri, gençlik teşekkülleri ve dernekler umuma açık yer sayılır. Ancak 7470 sayılı T.C. Turizm Bankası Kanununun 18 inci maddesi hükümleri saklıdır.1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve benzeri oyun alet ve makinaları hakkında kanunun 2.maddesine göre bu Kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Anayasa Mahkemesi’nin 23/12/2015 tarihli ve E.: 2015/58, K.: 2015/117 sayılı Kararı ile; bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “langırt” ibaresi ve 2 inci maddesi 1 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan “langırt” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.

  1. Esas Sayısı : 2015/58 Karar Sayısı : 2015/117 “Sanıklara yüklenen suç ve bu suçun yasal unsurları, 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve benzeri oyun alet ve makinaları hakkındaki Yasa’nın 1.
  2. Maddesinde düzenlenmiştir.
  3. Yasanın 2.
  4. Maddesinin 1.
  5. Fıkrası ceza yaptırımını düzenlemiştir.1.
  6. Maddede tanımlanan suç seçimlik hareketli suçlardan olup, maddede belirtilen alet ve makinalar ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek suretiyle işlenmesi yaptırıma bağlanmıştır.

Yasa’nın 2. maddesinin 1. fıkrası faile, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilebileceğini öngörmektedir. Sanıklar hakkında 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Aletleri ve Makinaları Hakkında Yasa’nın 1.

  1. Maddesinin 1.
  2. Fıkrasında belirtilen “Türk Ceza Kanunu’nun 228.
  3. Maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi,
  4. Langırt vb.
  5. Maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun, alet veya makineleri ile benzerlerini bulundurma veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır” ve aynı Yasa’nın 2.

maddesinde “bu kanuna aykırı hareket edenler 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” ibarelerinin açıkça Anayasa’nın 2., 10., 11. ve 13. maddelerine aykırı olması nedeniyle Anayasa’nın 152. maddesi yoluyla iptali istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerekmiştir.

  • Ceza hukukunun toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal ve ekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadele amacıyla ceza ve ceza yargılaması alanında sistem tercihinde bulunulması devletin ceza siyaseti ile ilgilidir.
  • Bu bağlamda hukuk devletinde, ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu Anayasa’nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıyla karşılanmaları gerektiği, hangi hal ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici unsur olarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahip olduğu gibi, ceza yargılamasına ilişkin kurallar belirleme ve bu çerçevede mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri ve yapısı hakkında da Anayasa kurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma yetkisine sahiptir.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup, bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa’ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlettir.

İnsan haklarına saygılı devlet, Anayasanın 2. maddesinde yer alan “insan haklarına saygılı devlet”in ne anlama geldiği, ancak Anayasa’nın diğer maddelerinde insan hakları konusunda yapılan düzenlemelere bakılarak anlaşılabilir. Anayasamızda temel hak ve özgürlükler üçlü ayrıma uygun olarak düzenlenmişlerdir: Kişinin hakları ve ödevleri, sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler, siyasal haklar ve ödevler.

Bir temel hak ve özgürlük, ancak yasa ile ve Anayasada kendi maddesinde sayılan nedenlerle sınırlanabilir. Bu sınırlamalar temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunamaz; aynı zamanda demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olmak zorundadır.

Yasaların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.

Hukuk devletinin var olabilmesi için demokratik siyasi rejimin varlığı şarttır. Demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Özgürlükçü olmak yanında hukuk devleti olmak ve kişiyi ön planda tutmak da demokrasinin ögelerindendir.

  • Sosyal devlet, hukuk devletinin ileri aşamasıdır.
  • Isa tanımıyla sosyal devlet, toplumdaki güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği, yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlettir.
  • Anayasa’nın 2.
  • Maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu, 10.
  • Maddesi ise, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğunu düzenlemektedir.

Anayasa’nın 10. maddesinde, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmektedir.

  1. Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere bu yasak, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir.
  2. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme, eşitliğe aykırılık oluşturur.
  3. Anayasa’nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil, hukuksal eşitliktir.

Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kuralları bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Yine Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli kararlarında eşitlik ilkesi, aynı durumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde, yasalarda ve yükümlülüklerde, yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda, hizmetlerde eşitliğin sağlanmasını gerektiren eşit davranma ve ayrım yapmama ilkesi olarak yorumlanmıştır.

Anayasa’nın başlangıç ilkelerinde de bu husus, her Türk vatandaşının bu Anayasa’daki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu, “fikir, inanç ve kararıyla anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere” şeklinde vurgulanmıştır.

Bu düzenleme biçiminden ve içeriğinden, anayasal temel hak ve özgürlüklerden eşitlik gereklerince yararlanmanın, yurttaşların “onurlu bir hayat sürdürme” hakkı ile “maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme” hakkının aracı olduğu anlaşılıyor. “Doğal hak” sayılan söz konusu iki hak, bölünmezlik ve karşılıklı bağımlılık ilkelerine uygun olarak, Anayasa’da güvenceye bağlanan haklar arasında ayrım gözetmeksizin, tüm haklardan “eşitlik gereklerince” yararlanmakla gerçekleştirilebilir.

Eşitlik ve sosyal adaletin birlikte anılmış olması, eşitliğin “sosyal” boyutu ile birlikte düşünüldüğünü ve maddenin maddi eşitliği de kapsayacak bir anlam taşıdığını açıkça göstermektedir. Anayasa’nın başlangıç kısmında geçen anayasal haklardan eşitlik gereklerince yararlanma ilkesi Anayasa’ya uygunluk denetiminde göz önüne alınabilecek kadar somutluk ve açıklık içermekte, norm değeri taşımakta ve eylemli eşitliğin güvencesi olarak 10.

maddeyi tamamlamakta, pekiştirmektedir. Anayasalar ülkelerin temel hukuki metinleri olarak ele alınmakta, buna istinaden kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, yönetmelikler ve benzeri isimler altında hukuki metinler çıkarılmaktadır. Hukuk düzeni bir piramide benzetilecek olursa, bu piramit anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerden oluşan birden çok normun varlığını ifade etmektedir.

Anayasanın 11/2. maddesinde ise kanunların Anayasa’ya aykırı olamayacağı şeklindeki düzenlemeyle Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü açıkça vurgulanmış ve hukuk hiyerarşisi adına temel bir kural belirtilmiştir. Anayasa’nın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin uluslararası sözleşmelerde ve uygulamalarda kabul edildiği üzere mutlak ve sınırsız olmadığı ve bunların çeşitli şartlar altında sınırlandırılabileceği kabul edilmiştir.

Ancak, bu hak ve özgürlükler sınırlandırılırken sınırlamanın, Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen nedenlere bağlı olarak kanunla yapılması ve hakların özüne dokunmaması, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaması gerekir.

Diğer bir anlatımla Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceğini, bu sınırlamaların, ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağını” hükme bağlamıştır. Hukuk devletinin bir gereği olan “ölçülülük” ilkesi yasa koyucu için bağlayıcıdır. Bu ilke, Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli kararlarında vurgulandığı gibi “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” ilkelerini içerir.

“Elverişlilik”, getirilen kuralın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik”, getirilen kuralın, ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını ve “orantılılık” ise, getirilen kural ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade eder.

(Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli 2010/71 esas, 2011/143 karar sayılı kararı.) Öte yandan, temel hak ve özgürlükler ancak Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen nedenlere bağlı olarak sınırlandırılabilir. Ancak bu, düzenlendiği maddede hiçbir sınırlama nedenine yer verilmeyen hakların tamamının mutlak olduğunu ve bu hakların hiçbir şekilde smırlandırılamayacağı anlamını taşımamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında da belirtildiği gibi temel hak ve hürriyetlerin doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunduğu gibi, Anayasa’nın başka maddelerinde yer alan kurallar da temel hak ve hürriyetlerin doğal sınırını oluşturur. Bir başka deyişle, temel hak ve özgürlüklerin kapsamının ve objektif uygulama alanının her bir norm yönünden bağımsız olarak değil, Anayasa’nın bütünü içerisindeki anlama göre belirlenmesi gerekir.

  1. Anayasaların şekillenmesinde evrensel değerlerin ve evrensel hukuk normlarının önemli yeri vardır.
  2. Anayasamız, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu kabul etmiştir.
  3. Buradan da açıkça görülmektedir ki, hukuk devleti anayasa hukukunun üzerine kurulmuştur.
  4. Ayrıca Devletimiz, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesini imzalayarak burada kişilere tanınan haklar açısından bir yükümlülük üstlenmiştir.

Anayasamızın 90/5. maddesi kapsamında ilgili anlaşmada yer alan temel hak ve özgürlüklere yönelik düzenlemeler, iç hukuka üstün değer kabul edilmiştir. Anayasamızın 90/5. maddesi aynen “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir.

  • Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz” hükmünü içermektedir.
  • Bunun yanı sıra, Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 42/1.
  • Maddesi ise aynen “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar aleyhine şekil ve esas bakımından iptal davası açılamaz ve mahkemeler tarafından Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülemez.” hükmünü içermektedir.

Birbirini tamamlayan bu iki hüküm nedeniyle, bu şekilde oluşmuş hukuk normları için, Anayasa Mahkemesi’ne gidilemeyeceği konusunda, ilmi ve kazai içtihatlar aynı şeyi tekrarlamaktadır. İnsan hakları, geniş anlamda bir idealdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının onurlu bir yaşam sürmeleri, insan oldukları için doğuştan sahip oldukları haklardan ve özgürlüklerden herhangi bir engelle karşılaşmaksızın yararlanmaları idealidir.

  • Bu bağlamda Türkiye’nin de tarafı olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin “cezaların kanunuliği” başlıklı 7/1.
  • Maddesinde “Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde bir suc oluşturmayan herhangi bir eylem ya da ihmalden ötürü suçlu bulunmayacaktır.
  • Hiç kimseye, suç işlediği zaman verilebilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilmeyecektir.” Aynı maddenin 2.

fıkrası ise, “Bu madde, işlendiği zaman, uygar uluslar tarafından tanınmış hukukun genel ilkeleri uyarınca suç sayılan herhangi bir eylemden ya da ihmalden ötürü herhangi bir kişinin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel olmayacaktır.” şeklindedir.

Bu madde hükmü uyarınca sözleşmeye taraf devlet hukukuna göre suç sayılan bir eylem, uluslararası alanda benimsenen hukukun genel ilkeleri uyarınca suç kapsamında değerlendirilmediği takdirde, bu eylemden dolayı kişiye ceza verilmesi sözleşmeye aykırılık teşkil edecektir. Diğer taraftan, 5237 sayılı TCY.nın 228.

maddesinin birinci fıkrasında kumar oynanması için yer ve imkan sağlanması eylemi bir yıla kadar hapis ve adli para cezası ile yaptırım altına alınmış, hapis cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCY.nın 49/1. maddesine göre bir aydan az olamayacağı, yine adli para cezasının alt sınırının da aynı Yasanın 52/1.

  1. Maddesine göre beş günden az, üst sınırının yedi yüz otuz günden fazla olamayacağı şeklinde düzenlenmiş olup, aynı Yasanın 228.
  2. Maddesinin üçüncü fıkrasında Ceza Kanunu’nun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kâr ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlar şeklinde tanımlanmıştır.5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 34.

maddesinin birinci fıkrası uyarınca da kumar oynayan kişinin idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında, suç konusu olduğu iddia edilen makinanın para haznesine atılan madeni para ile çalışan ve kişilerin yetenek özellikleri ile oynanan makina olduğu, ceza yasasında şans ve talihe bağlı oyunların yasaklanmış olmasına ve ceza miktarı daha az olarak düzenlenmesine karşın, gelişen ve sürekli değişim gösteren çağımızın hayat şartlarına göre zamanın gerisinde kalmış ve ihtiyaçlara cevap veremeyen somut olaya uygulanması gereken 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Aletleri ve Makinaları Hakkında Yasa’nın 1.

maddesinin 1. fıkrasında belirtilen “Türk Ceza Kanunu’nun 228.nci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi langırt vb. maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun, alet veya makineleri ile benzerlerini bulundurma veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır” ve aynı Yasa’nın 2.

maddesinde “bu kanuna aykırı hareket edenler 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” ibarelerinin Anayasa’nın başlangıç kısmında ve ilgili maddelerinde belirtilen insan haklarına, hukuk devleti ilkesine, kişi hak ve hürriyetlerine, bu anlamda elverişlilik ve gereklilik ilkelerine ve Avrupa İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 7.

maddesine göre uygar milletlerce kabul edilen evrensel hukuk ilkelerine açıkça aykırı olduğu, uluslararası hukukun kabul etmediği ve benimsemediği bir yasak olduğu, bu yasağın ve eylemin, kazanç kastı olmaksızın kişinin kendi çaba ve mahareti ile oynadığı bir oyun sebebiyle cezalandırılmasını gerektirecek adil, hakkaniyete uygun, objektif ve hukuksal bir gerekçe de bulunmamaktadır.

Bu nedenle 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Aletleri ve Makinaları Hakkında Yasa’nın 1. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen “Türk Ceza Kanunu’nun 228.nci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi langırt vb.

  1. Maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun, alet veya makineleri ile benzerlerini bulundurma veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır” ve aynı Yasa’nın 2.
  2. Maddesinde “bu kanuna aykırı hareket edenler 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” ibarelerinin Anayasa’nın 2., 10., 11.

ve 13. maddelerine aykırı olması sebebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; 1- Davada uygulanacak kural olan 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Aletleri ve Makinaları Hakkında Kanunu’nun 1.

  • Maddesinin 1.
  • Fıkrasında belirtilen “Türk Ceza Kanunu’nun 228.nci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi langırt vb.
  • Maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun, alet veya makineleri ile benzerlerini bulundurma veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır” ve aynı Yasa’nın 2.

maddesinde “bu kanuna aykırı hareket edenler 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” ibarelerinin açıkça Anayasa’nın 2., 10., 11. ve 13. maddelerine aykırı olması sebebiyle Anayasa Mahkemesi’ne BAŞVURULMASINA, 2- Anayasa’nın 152/1.

maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi’nce başvuru hakkında karar verilinceye kadar davanın GERİ BIRAKILMASINA, 3- Anayasa’nın 152/3. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi’nce başvuru hakkında beş ay içinde bir karar verilmemesi halinde davanın yürürlükte olan kanun hükümlerine göre SONUÇLANDIRILMASINA, Bu sebeplerle dosyanın 01/10/2015 günü saat 09:00’da re’sen ele alınmasına karar verildi.” ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Esas Sayısı: 2015/58 Karar Sayısı : 2015/117 Karar Tarihi : 23.12.2015 R.G.

Tarih-Sayı : 13.1.2016 – 29592 İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesi İTİRAZIN KONUSU: 13.12.1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun’un; 1- 1. maddesinin birinci fıkrasının “Türk Ceza Kanununun 228 inci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi.”, “.langırt ve benzeri.” ve “.maharet istiyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır.” bölümlerinin, 2- 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 325.

  1. Maddesiyle değiştirilen 2.
  2. Maddesinin, Anayasa’nın 2., 10., 11. ve 13.
  3. Maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
  4. OLAY: Sanıklar hakkında, işyerinde langırt makinesi bulundurmak suçundan dolayı açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ Kanun’un itiraz konusu kuralları içeren 1. ve 2. maddeleri şöyledir: “Madde 1- Türk Ceza Kanununun 228 inci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet istiyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır.

  1. Bu kanunun uygulanmasında spor kulüpleri, gençlik teşekkülleri ve dernekler umuma açık yer sayılır.
  2. Ancak 7470 sayılı T.C.
  3. Turizm Bankası Kanununun 18 inci maddesi hükümleri saklıdır.” “Madde 2- (Değişik: 23/1/2008-5728/325 md.) Bu Kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” II- İLK İNCELEME 1.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 17.6.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.2.

  • Anayasa’nın 152.
  • Ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.
  • Maddelerine göre, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.3.
  • İtiraz yoluna başvuran Mahkeme Kanun’un; 1.

maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Türk Ceza Kanununun 228 inci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi.”, “.langırt ve benzeri.” ve “.maharet istiyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır.” ibareleri ile 2.

  • Maddesinin iptalini talep etmiştir.4.
  • Anun’un 1.
  • Maddesinin birinci fıkrasında yer alan itiraz konusu kuralla langırt ve benzeri maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makineleri ile benzerlerini bulundurmak, çalıştırmak, yurda sokmak veya imal etme eylemlerinin yasak olduğu öngörülmektedir.

Bakılmakta olan davada ise sanıklar hakkında işyerinde langırt makinesi bulundurmak suçundan dolayı kamu davası açılmıştır. İtiraz konusu kurallar, langırt dışında dava konusu olmayan rulet, tilt ve benzeri maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makineleri ile benzerleri açısından da ortak ve geçerli kurallardır.

  1. Bu nedenle, Kanun’un 1.
  2. Maddesinin birinci fıkrasındaki itiraz konusu ibarelere ilişkin esas incelemenin, fıkrada yer alan “.langırt.” ibaresiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.5.
  3. Öte yandan, Kanun’un 2.
  4. Maddesinde düzenlenen hapis ve adli para cezası sadece umuma mahsus veya açık yerlerde langırt makinesini bulunduran, çalıştıran, yurda sokan veya imal edenler için değil, Kanun’un 1.
See also:  Kumar Oynatmak Için Yer Temin Etmek Cezası?

maddesinde sayılan diğer yasak fiilleri işleyenler için de geçerli olan ortak bir ceza hükmüdür. Dolayısıyla, Kanun’un itiraz konusu 2. maddesine ilişkin esas incelemenin de, Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “.langırt.” ibaresi yönünden yapılması gerekmektedir.6.

Açıklanan nedenlerle, 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun’un; A- 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Türk Ceza Kanununun 228 inci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi.”, “.langırt ve benzeri.” ve “.maharet istiyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır.” ibarelerinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin “.langırt.” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına, B- 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 325.

maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “.langırt.” ibaresi yönünden yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir. III- ESASIN İNCELENMESİ 7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: A- İtirazın Gerekçesi 8.

Başvuru kararında özetle, Türk Ceza Kanunu’nun 228. maddesinde kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçunu işleyenler için bir yıla kadar hapis cezası öngörülmekte iken itiraz konusu kurallar uyarınca kazanç kastı olmaksızın çaba ve maharet ile oynanan bir oyun sebebiyle kişilerin cezalandırılmasının adil ve hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek kuralların, Anayasa’nın 2., 10., 11.

ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu 9. Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan itiraz konusu kuralla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228. maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya açık yerlerde adının ne olduğuna bakılmaksızın ve kazanç amacıyla oynanmasa dahi “langırt” makinesini bulundurmanın, çalıştırmanın, yurda sokmanın veya imal etmenin yasak olduğu hüküm altına alınmaktadır.

  • Anun’un itiraz konusu 2.
  • Maddesinde ise bu eylemleri gerçekleştirenlerin bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaları öngörülmektedir.10.
  • Anayasa’nın 2.
  • Maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.11.

Hukuk devletinde, ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu, Anayasa’nın temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçüde ceza yaptırımları veya ceza yaptırımına seçenek yaptırımlarla karşılanacağı, hangi hal ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.

  1. Ancak kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.12.
  2. Anun’un gerekçesinden, 1960’lı yıllarda langırt ve benzeri oyunların gerek yetişkinler gerekse gençler arasında yaygınlaşmasının, yetişkinlerin iş ve aile düzenlerinin bozulmasına, gençlerin eğitimlerinin aksamasına ve kötü alışkanlıklar edinmesine neden olduğu, bu durumun toplumda bu gibi oyunlara karşı olumsuz bir tepkiye yol açtığı, bu tepkinin bir yansıması olarak da bu oyunların oynandığı alet ve makineleri bulundurma, çalıştırma, yurda sokma ve imal etmenin yasaklanarak cezai yaptırıma bağlandığı anlaşılmaktadır.13.

Masa futbolu olarak da adlandırılan langırt, masa üzerinde bulunan oyuncu maketlerinin bir sopa vasıtasıyla yönetilerek en az iki kişi tarafından oynanan ve daha çok el becerisine dayanan bir oyun olarak tanımlanmaktadır.14. Kanun koyucunun, langırtın yetişkinler ve gençler arasında yaygınlaşmasının toplum düzeninin bozulmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle itiraz konusu kuralları ihdas ettiği anlaşılmakla birlikte günümüz demokratik toplumlarında teknolojinin gelişimiyle sayıları artan bilgi ve maharet artırıcı veya zekâ geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makineleri, yetişkinler ve gençler tarafından eğlence amaçlı olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır.

  • Bu kapsamda, bu oyun alet ve makinelerinin bulunduğu umuma açık eğlence yerleri, devletin gözetim ve denetimine tabi olarak serbestçe faaliyette bulunmaktadırlar.
  • Nitekim, 2557 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 7.
  • Maddesinde, kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerlerinin; internet kafeleri ve benzeri yerler umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin, belediye ve il özel idareleri tarafından verilen ruhsatlarla faaliyette bulunmalarına izin verilmektedir.

Ayrıca, kumar oynama, ceza hukuku sistemimizde suç olmaktan çıkarılarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 34. maddesinde, kabahat olarak düzenlenmiş ve kumar oynayanların yüz Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.15. Bu çerçevede, bilgi ve maharet artırıcı veya zekâ geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, yetkili makamlardan işletme izni alınmak suretiyle umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde kişilerin serbestçe kullanımına açık olduğu ve kumar oynamanın suç olmaktan çıkarıldığı bir hukuk düzeninde, el becerisine dayanarak oynanan langırt makinesini, herhangi bir kazanç kastıyla oynanmasa dahi, bulundurma, çalıştırma, yurda sokma veya imal etmenin yasaklanması, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olmadığı gibi hukuk devletinin gereği olan “adalet” ve “hakkaniyet” ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.16.

Diğer taraftan, hukuk düzeninde öngörülen bir yasağın hukuk devleti ilkesine aykırı bulunması yasak konusu eylem için getirilen yaptırımı da Anayasa’ya aykırı kılar. Bu kapsamda, langırt makinesini bulundurma, çalıştırma, yurda sokma veya imal etme eylemlerinin yasaklanmasını öngören kural Anayasa’ya aykırı olduğundan bu eylemleri gerçekleştirenlerin bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmalarını öngören kural da Anayasa’ya aykırıdır.17.

Açıklanan nedenlerle Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “.langırt.” ibaresi ile, 2. maddesinin “.langırt.” ibaresi yönünden iptalleri gerekir.18. Kuralların Anayasa’nın 2. maddesine aykırı görülerek iptal edilmeleri nedeniyle Anayasa’nın 10., 11.

Ve 13. maddeleri yönünden ayrıca incelenmelerine gerek görülmemiştir. IV- HÜKÜM 13.12.1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun’un; A- 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “.langırt.” ibaresinin, B- 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 325.

maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin, Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “.langırt,” ibaresi yönünden, Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, 23.12.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. YARGITAY 7. Ceza Dairesi 2006/6143 E.N, 2009/2331 K.N.

  1. Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü; 1- 1072 sayılı Yasa’nın 1.
  2. Maddesinde “Türk Ceza Kanunu’nun 567.
  3. Maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kastıyla oynanmasa dahi rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmenin yasak olduğu” düzenlenmiş olup, sanığın işyerinde ele geçen aletin şans ve talihe bağlı jetonla çalışan ve 1072 sayılı Yasa kapsamındaki sigara makinesi olduğuna dair bilirkişi raporu karşısında, 1072 sayılı Yasa’nın 2.

maddesindeki suçun oluştuğu gözetilmeden, kumar oynatmak suçunun kast unsurunun bulunmadığından bahisle yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde beraate hükmolunması, Yasaya aykırı, 2- Hükümden sonra, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasa’nın 578.

  • Maddesiyle Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğunu belirten 1072 sayılı Yasa’nın 4.
  • Maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, 1072 sayılı Yasa’nın 2.
  • Maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırının ise 5 yıl olduğu, öngörülen hapis cezasının üst sının itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Yasa’nın 11.

maddesi uyannca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğundan, 5728 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinin gerekmesi, Bozmayı icabettirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin (BO-ZULMASINA), 25.02.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.19.

  • Ceza Dairesi 2016/1897 E.
  • 2016/16761 K.
  • İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Sanık hakkında, 25/12/2004 suç tarihli eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 29/03/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 12/09/2012 tarihinde işlediği “mühür bozma” suçundan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine, hükmün açıklandığı, CMK’nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29/03/2011 tarihi ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği 12/09/2012 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın tür ve miktarına göre eylemin lehe kanun olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.

maddelerinde yazılı bulunan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suçun işlendiği tarihten, karar tarihine kadar dava zamanaşım süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, mahkemece kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.

maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8.

  • Maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, dava konusu adli emanetin 2004/238 sırasında kayıtlı sigara makinası ve jetonların TCK’nın 54.
  • Maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.8.
  • Ceza Dairesi 2016/11892 E.
  • 2017/11925 K.
  • İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya içeriğine göre, olay yerinde ele geçen tombala makinasının, 1072 sayılı Rulet, Tilt ve Benzeri Oyun Alet ve Makineleri Hakkında Kanun’un 1.

maddesinde sayılan baht ve talihe bağlı oyun alet ve makinesi olup olmadığı ve buna göre eylemin anılan kanuna muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.

Maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 26.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.8. Ceza Dairesi 2016/799 E., 2016/2814 K. “İçtihat Metni” İhbarname No : KYB – 2015/404493 Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Alet ve Makinaları Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından sanık ‘ın anılan Kanun’un 2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2.

maddeleri gereğince 500,00 Türk Lirası, 80.00 Türk Lirası, 1.660.00 Türk Lirası ve 6.000.00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2014/450 esas, 2015/191 sayılı kararı kapsayan dosya ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, sanığın tombala makinesi ile kumar oynatma şeklindeki eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun’un 44.

Maddesi gereğince en ağır cezayı öngören 1072 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken, sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 228. maddesi gereğince de cezalandırılması yoluna gidilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.

maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.12.2015 gün ve 80115 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2015 gün ve KYB/2015-404493 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Düzenlenen iddianameye ve dosya kapsamına göre, sanığın kumar oynattığı iş yerinde, 1072 sayılı Yasanın 1. maddesi kapsamında kalan tombala ma- kinesinin ele geçirildiğinin sabit olması nedeniyle, umuma açık iş yerinde 1072 sayılı Yasa kapsamında makine bulundurmak suçunun unsurlarının oluştuğu, ayrıca sanığın bu iş yerinde kumar oynanması için yer ve imkan sağladığının anlaşılması nedeniyle TCK.nun 228/1.

maddesinde tanımlı suçun unsurlarının oluştuğu, fiilin tek olmaması nedeniyle TCK.nun 44. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı, bu itibarla 2 suçtan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.8.

  1. Ceza Dairesi 2016/11669 E.
  2. 2017/10619 K.
  3. İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya içeriğine göre, olay yerinde ele geçen tombala makinasının, 1072 sayılı Rulet, Tilt ve Benzeri Oyun Alet ve Makineleri Hakkında Kanun’un 1.

maddesinde sayılan baht ve talihe bağlı oyun alet ve makinesi olup olmadığı ve buna göre eylemin anılan kanuna muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin düşünülmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.

Kumar borcu kul hakkına girer mi?

Piyango, oyun ve kumar Sual: Piyango şeklinde yapılanlar veya yarış şeklinde ortaya para koyarak kazanan alsın diyerek yapılan yarışlara da kumar karışmış olur mu? CEVAP Bu konuda İslâm Ahlâkı kitabının ”Yardım dernekleri, kumar, sigorta” bahsinde deniyor ki: Birkaç kimse, aralarında para, mal toplayarak piyango çekip, isabet etmeyenlerin, isabet edenlere mal, para vermelerini sözleşmelerine (Kumar) denir.

  • Oyun, yarış, torbadan isim, numara çekmek, içinde kendi ismi yazılı bir şeye kavuşmak veya bir zarara, felakete yakalanmak, bir sualin cevabını bulabilmek gibi şartların hasıl olması şekillerinde piyangolar vardır.
  • Satıcıların yaptıkları piyangolar ve ziyan ve felaket sigortaları, milletleri, fakirleri, işçileri sömürme vasıtalarıdır.

Çünkü, ziyan ve felaket sigortaları, kumarhaneler ve bankerler, birçok kimsenin malını elinden alarak, bunu kumar ve fâiz ile başkalarına vermekte, başkalarından aldıkları haram paranın arslan payı da piyangocunun, bankacının, ceplerine girmektedir. İşçi sigortaları yukarıdakiler gibi düşünülmemelidir.

  • Bu sigortalarda ve emanetçide toplanan ve maaşlardan kesilen malların, paraların (Lukata) hükmünde olduklarını, büyük âlim Abdülhakim efendi, vaazlarında bildirmiştir.
  • Lukata, yerde bulunan mal demektir.
  • Bunlar ve mal-ı habis, sahiplerine geri verilir.
  • Sahipleri bulunamazsa, fakirlere verilir.
  • Eline geçen fakirin mülkü olurlar.

İbni Âbidin “rahime-hullahü teâlâ” beşinci ciltte diyor ki, ok atmak ile, at koşusu ile yarışmak caizdir. Yarışan iki kimseden yalnız birinin, (Beni geçersen, sana şunu vereceğim. Ben geçersem, senden bir şey istemem) demesi veya yarışmaya karışmayan birinin, (İkinizden kazanana şunu vereceğim.

  • Azanmayan bir şey vermeyecek) demesi caizdir.
  • Azanamayan, kazanana şunu verecek) denirse, kumar olur.
  • Haram olur.
  • Umar sözü, kamerden gelmektedir.
  • Umarcılardan her birinin malının artmak ve azalmak ihtimali vardır.
  • Birinin malının yalnız artması, ötekinin yalnız azalması ihtimali varsa, kumar olmaz.

Eğer, üçüncü bir kimse, ikisinin atlarını geçmesi şüpheli olan bir at ile yarışa katılıp, (Sizi geçersem, ikinizden de alırım. Siz beni geçerseniz, size bir şey vermem, hanginiz ötekini geçerse, ondan alır) demesi de câiz olur. İki ilim adamı, bir suale farklı cevap verdiklerinde, mal üzerinde sözleşmeleri de böyledir.

  1. Sual: Dünyadaki müslümanlara gönderilen Kumar Oyunları hakkındaki bildiriye cevap verir misiniz? CEVAP Dinimizde bir şeyin haram ve küfür olduğu dört delil ile bilinir.
  2. Bunlar Kitab, Sünnet, İcma ve Kıyastır.
  3. Bundan başka delil yoktur.
  4. Gönderilen bildiride çeşitli kumar oyunlarının kağıt sayısından dolayı haram veya küfür olduğu bildiriliyor.

Halbuki İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: (Oyun ile vakit geçirmek, tavla, 14 taş ve benzeri oyunlar tahrimen mekruhtur. Bunlar, para ile, mal ile yapılırsa kumar olur, haram olur.) Demek ki, ne çeşit oyun olursa olsun, çayına bile olsa, oynanınca haram, parasız oynanırsa tahrimen mekruhtur.

Hiçbir kitapta, kumar oynayan dinden çıkar diye yazmaz. Bildiride, (Pişpirik oynarsan 54 farzla oynarsın, tavla oynarsan İslam’ın 32 şartı ile oynarsın) gibi indi görüşler vardır. Dinimizde rakamlar üzerinden manalar çıkarmak doğru değildir. Amerika’da peygamber olduğunu söyleyen R. Khalife isimli bir din düşmanı da, 19 rakamının kutsallığından bahsetmiştir.19 rakamı üzerine başka numara döndürenler de olmuştur.

İslam’ın şartı 32 değil, beştir. Dominodaki sayılar farsçadır. Yahudilikle, Hristiyanlıkla bir ilgisi yoktur. Abdestin farzı Hanefi’de dört ise de, diğer mezheplerde farklıdır. Böyle bildiriler, ya yabancıların bir oyunu veya cahil kimselerin bir düzmesidir.

  • Umarın haram olduğu edille-i şeriyye ile de sabittir.
  • Rakamlara göre haram olduğunu söylemek çok yanlıştır.
  • Umar oyunları, bildiride açıklanan rakamlarla değil de, başka rakamlarla oynansa haram olmaktan çıkacak mıdır? Elbette çıkmaz.
  • Hurafelerden uzak durmak gerekir.
  • Sual: Top yarışı yaptırmak, topu en ileri atana hediye vermek caiz mi, kumar mı? Hangi şans oyunları, hangi yarışlar, kumardır, hangileri kumara girmez? Kur’a çekmek, piyangoya girer mi? CEVAP Bir şeyin kumar olabilmesi için bahse giren iki veya daha fazla kişinin zarar veya kâr etme ihtimalinin bulunması şarttır.

Mesela (Sen kazanırsan ben sana vereceğim, ben kazanırsam sen bana vereceksin) şeklinde bahse girmek kumar olur. (Sen kazansan da, ben kazansam da ben vereceğim veya sen vereceksin) şeklinde olursa kumar olmaz. Yahut, biri, iştirakçilerden para almadan (Hanginiz kazanırsa ona para veya araba vereceğim) dese kumar olmaz.

Azanma olmadan, (Kur’a çekeceğim. Kim kur’ada çıkarsa ona vereceğim) demek de kumar olmaz. Mubah olan herhangi bir şey ile yarışmak caizdir. Yarışan iki kimseden yalnız birinin, (Beni geçersen, sana şunu vereceğim. Ben geçersem, senden bir şey istemem) demesi veya yarışmaya karışmayan birinin, (İkinizden kazanana şunu vereceğim.

Kazanmayan bir şey vermeyecek) demesi caizdir. (Kazanamayan, kazanana şunu verecek) denirse, kumar olur. Kumarcılardan herbirinin malının artmak ve azalmak ihtimali vardır. Eğer, üçüncü bir kimse, ikisinin atlarını geçmesi şüpheli olan bir at ile yarışa katılıp, (Sizi geçersem, ikinizden de alırım.

Siz beni geçerseniz, size bir şey vermem, hanginiz ötekini geçerse, ondan alır) demesi de caiz olur. (Redd-ül Muhtar) TV’deki çekilişler Sual: TV’lerdeki programlarda, fazla puan alana, kapıyı önce açana, mayını patlatmayana çeşitli hediyeler veriyorlar. İştirakçilerden hiç para almıyorlar. Bu kumara giriyor mu? CEVAP Girmiyor.

İştirak eden herkesten az da olsa para alsa, kumara girer. Bu hususta, muteber eserlerden aldığımız yazı aşağıdadır: Her şey ile yarış etmek ve bulmaca çözmek helaldir. Bunları kumar ile yapmak haramdır. Koşarak veya at ile ve silah ile, ok ile hedefe atmak gibi harbde kullanılan şeylerle yapılan yarışlarda, bir taraftan mal şart etmek de caiz olur.

  1. Yani iki kişiden yalnız biri, (Sen kazanırsan, ben sana vereceğim.
  2. Ben kazanırsam, sen bana vermeyeceksin) derse veya bir üçüncü kimse, yarışa katılanlar arasından kazanana ben vereceğim) derse caiz olur.
  3. İki tarafın da mal vermesi şart edilirse, kumar olur.
  4. Bir üçüncü kimse de yarışa katılıp, ikisini de geçerse, ikisinden de alması, ikisini de geçemezse, ondan bir şey alınmaması şartı ile, ikisinden geride kalanın, geçene mal vermesini şart etmek caiz olur.

Kur’a çekmek caiz ve sünnettir. Mülk sahiplerinin haklarının miktarlarını değiştirmek veya ortaklardan birinin hakkını yok etmek yahut hakkı olmayana pay vermek için yapılan kur’a, piyango olur, haram olur. Kumar, yarışlarda olduğu gibi, tavla ile, dama taşları ile, iskambil kağıtları ile yapılan her oyunda, futbol oyunlarında da olur.

Bunların hepsinde ve ilim adamları arasındaki kumarda, sözleri, tahminleri yanlış çıkanlar, tahminleri doğru çıkanlara mal, para vermektedir. Kumara katılanların herbirinde, hem almak hem de vermek ihtimali vardır. Kumar oynatmak, yarışmak demek değil, tahminde yanılıp yanılmamak demektir. Kumarla sömürenler Kumarda, sonu tahmin edilen işin oyun olması, kazançlı, başarılı olması veya zararlı olması arasında fark yoktur.

Canbazın düşüp düşmeyeceğini, geminin batıp batmayacağını tahmin edenlerin, birbirlerine para vermek için sözleşmeleri de kumar olur. Bunun içindir ki, oyun, yarış yapılmaksızın, kumarcıların isimleri veya para ile aldıkları biletlerin numaraları arasında piyango çekerek, çekilen numara sahiplerine biletlerden toplanan paraların hepsini veya bir miktarını dağıtmak kumar olur.

Çünkü, piyangoya katılanların hepsi kendi numarasının çekileceğini ümit etmektedir. Bu tahminleri doğru çıkanlar, yanlış çıkanların önceden vermiş oldukları paralardan almaktadır. Aldıkları para ile, önceden bilete verdikleri paranın farkını, tahminleri yanlış çıkanlardan almış olmaktadır. Tahminleri yanlış çıkacaklardan para toplamak güç olacağı için ve bunlar önceden belli olmadıkları için, piyangoya katılanların hepsinden, önceden bilet ücreti ismi altında para toplanmakta, tahmini doğru çıkanların vermiş oldukları, sonra kendilerine iade edilmektedir.

Önceden toplanan paraların hepsini piyango sahibi almakta, bundan “aslanpayı”nı kendine ayırıp, geri kalanını tahminleri doğru çıkanlara vermektedir. Piyango sahibi, kumara iştirak etmese bile, harama sebep olduğu için, büyük günah işlemekte iştirak edenleri sömürmektedir.

  1. Redd-ül Muhtar, S.
  2. Ebediyye, İ.
  3. Ahlakı) Sual: Gazetenin, çekiliş yaparak araba vermesiyle piyango arasında fark var mıdır? CEVAP Piyango bileti alınınca verilen paraya karşılık bir mal alınmıyor.
  4. Uponsuz olarak Gazetenin vereceği çekilişe katılan kimse, verdiği para ile gazetenin yanında ayrıca ansiklopedi ve kaset de alıyor.

Okuyucuların gazeteden bir alacakları kalmıyor. Gazete fazla olarak kur’a ile araba vs. veriyor. Gazete bunu da sorulan sualleri bilene veriyor. Bunun piyango ile hiç alakası yoktur. Üç çeşit kur’a, yani çekiliş vardır: 1- Haram olan kur’a. (İştirakçilerinden birkaçı hariç, hepsi zarar eder.

Her çeşit piyango çekilişleri böyledir.) 2- Caiz olan kur’a. (İştirakçilerden hiç birinin zarar etmediği kur’a. Gazetenin verdiği arabalar, buzdolapları ve çamaşır makineleri böyledir.) 3- Müstehap olan kur’a. Müşterek hakka sahip olanlar arasında çekilen kur’a. (Kurban etini tarttıktan sonra ortakların kur’a ile hisselerini almaları böyledir.) Sual: Haram bir şeyi sevmek, “Kumar haram ama seviyorum” demek küfür olur mu? CEVAP İnsanın nefsi haramlardan hoşlanır.

Haramlardan hoşlanmak insanın elinde olmadığı için küfür ve günah olmaz. Haram işlemek günah olur. “Haram ama seviyorum” demek suretiyle günahı duyurmak, ilan etmek, teşvik etmek de günahtır. (Hadika) Sual: Bir kilo baklavayı yiyebilirsen fiyatını ben ödeyeceğim.

  1. Yiyemezsen kendin ödersin diyerek bahse girmek kumar sayılır mı? CEVAP Karşılıklı zarar etme olduğundan kumar sayılır.
  2. Endi getirdiği baklavayı arkadaşına (Hepsini yiyebilirsen sana şu kadar para vereceğim.
  3. Yiyemezsen bir şey yok) dese, kumar olmaz.
  4. İki taraftan birinin zarar etme ihtimali varsa, karşılıklı bahisler kumar olur.

Sual: Büyük ikramiyeli yarışmalara katılıp oradan kazanılacak parayı yemek caiz midir? CEVAP Para vermeden yarışmaya katılma imkanı varsa mahzuru yok. Az da olsa para veriliyorsa kumar olur, haram olur. Sual: Okey, kağıt vs. gibi oyunlar, çayına veya vakit geçmesi için oynandığında günah olur mu? CEVAP Çayına oynamak da kumardır ve haramdır.

Bu oyunları oynamak tahrimen mekruhtur. Devamlı oynanırsa haram olur. Oyun oynamak malayanidir, boş iştir. İnsan, dünyaya oyun ve eğlence için gelmemiştir. Dünya iş ve kazanç yeridir. Dünya ahiretin tarlasıdır. Burada ne ekilirse, ahirette o biçilecektir. Boş vakit fırsat ve ganimettir. Faydalı iş yapmadan vakit geçirmek vakti öldürmek olur.

Dünyada yapılan her işin, her nefesin hesabı kıyamette sorulacaktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kıyamet günü, herkes ömrünü ve gençliğini nerelerde geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nerelere harcadığından ve ilmi ile amel edip etmediğinden sorguya çekilecektir.) Ömür, ilim, mal ve beden, Allahü teâlânın kullarına verdiği bir sermayedir.

Bu sermayeyi Allahü teâlânın bildirdiği yerlerde harcamalıdır. Vakit geçtikten sonra pişmanlığın faydası olmaz. Onun için gençliğin, malın, sağlığın kıymetini bilmeli, dünyada ahireti kazanacak işler yapmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Beş şeyden önce beş şeyin kıymetini bil! İhtiyarlıktan önce gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş vaktin, fakirlikten önce zenginliğin ve ölümden önce hayatın kıymetini bil!) Peygamber efendimiz, tavla oynayan bir grup insana buyurdu ki: (Oyunla meşgul olan el ve kalblere, boş ve bâtıl sözlere yazıklar olsun!) Böyle oyunları parasız, eğlence için oynamak da uygun değildir.

Çünkü hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Satranç ve dama oynayan, ellerini domuz kanına bulaştırmış gibi olur.) (Tavla oynadıktan sonra kalkıp namaz kılan, irin ve domuz kanı ile abdest alıp namaz kılana benzer.) (Satranç, tavla ve benzeri haram olan oyunları oynayanlara rastladığınız zaman, selam vermeyin! Selamlarını da almayın!) Yukarıdaki hadis-i şeriflerin açıklaması olan fıkhi hüküm ise şöyledir: (Tavla, satranç, 14 taş gibi oyunları oynamak tahrimen mekruhtur.

  1. Devamlı oynanırsa haram olur.
  2. Eğer bir farzı yapmaya mani olursa yahut para için oynanırsa yine haram olur.) Görüldüğü gibi, parasız olarak ara sıra oynamak harama yakın mekruh, devamlı oynanırsa haramdır.
  3. Çayına da oynamak kumar olduğu için yine haramdır.
  4. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimsenin boş şeylerle vakit geçirmesi, Allahü teâlânın onu sevmediğinin alametidir.) İmam-ı Malik hazretleri buyurdu ki: (Satranç ve dama oynayan Allah ve Resulüne asi olmuş sayılır.) İmam-ı Gazali hazretleri ile İmam-ı Şafii hazretleri, ara sıra satranç oynamanın mubah, devamlı oynamanın ise tenzihi mekruh olduğunu bildirdiler.

Nitekim, İmam-ı Şafii hazretleri, (Satranç oynamak, din ve mürüvvet sahiplerinin âdeti değildir) buyurdu. Bu yazılardan anlaşıldığına göre, Hanefilerin satranç dahil bütün oyunları oynamaları doğru değildir. Şafiilerin ise, ara sıra yalnız satranç oynamaları caizdir.

  • Sual: İctihad kapısı kapalı deniyor.
  • Mesela günümüzde ortaya çıkan bazı oyunlar, at yarışı, loto ve diğer konular hakkında dinimizin bildirdikleri söylenirken kıyas ya da icma mı yapılmış oluyor yoksa İslam âlimlerinin bildirdikleri vasıtasıyla mı hüküm veriliyor? CEVAP Kumarı tarif etmişler, adına loto de, toto de, piyango de, at yarışı de, fark etmez yani yeni bir şey yok.
See also:  Kumar Parası Ile Borç Ödenir Mi?

Kıyas falan yapılmıyor. İçki, kumar ve diğer haramlar isim değiştirse de yine haramdır. Bunlar için yeni ictihada ihtiyaç yoktur. Şans oyunu Sual: Bazı şans oyunları, tamamen rastlantıya dayanmıyor, bilgi ve yetenek de, gerektiriyor. Kendi bilgimizi kullandığımız için, acaba bu tip şans oyunları caiz olur mu? CEVAP Hayır, caiz olmaz.

  1. Ölçü, bilginin kullanılıp kullanılmaması değil, oyunda para verilip verilmemesidir.
  2. Bilgi yarışması da yapılsa, katılmak için para verilirse, yine kumar olur, caiz olmaz.
  3. Sual: Bir şeyine lades tutuşmak caiz olur mu? CEVAP Hayır, caiz olmaz, kumar olur.
  4. Sual: Futbol veya başka oyunları, spor gayesiyle oynamak günah mıdır? CEVAP Avret yeri açık olursa veya namaza mani olursa, her oyun haram olur.

Oyunla vakit geçirmek, tavla, 14 taş ve benzeri oyunlar tahrimen mekruhtur. Bunlar, parayla, malla yapılırsa kumar olur, haram olur. (Redd-ül-muhtar) Demek ki, ne çeşit oyun olursa olsun, çayına bile olsa, parayla oynanınca haram, parasız oynanırsa tahrimen mekruhtur.

Spor olarak başka faydalı işler yapmak, mesela, yürümek, koşmak, denizde yüzmek, evde çeşitli jimnastik aletleriyle spor yapmak tercih edilebilir. Çeşitli oyunlara bağlanıp, kitap okumaktan mahrum kalanlar, hattâ yemek yemeyi bile unutanlar oluyor. Okuldaki derslerine bile çalışamıyorlar. Piyango bileti bulmak Sual: Yolda bir milli piyango bileti bulunsa, bu bilete bir miktar para çıksa, bu parayı alıp harcamak caiz olur mu? CEVAP Kendi satın almadığı için, lukata yani, yerde bulunan para, mal hükmündedir.

Müslüman bir fakire verilebilir veya fakirse kendisi kullanabilir. Piyangodan çıkan araba Sual: Piyangodan çıkan bir arabayı satın almam caiz midir? CEVAP Kendisine piyangodan araba çıkan kimse, dinen araba onun mülkü olmadığı için satamaz, bir fakire hediye eder.

  1. Fakir, teslim aldıktan sonra, kendi malı olduğu için, size veya dilediğine satabilir.
  2. Bahse girmek Sual: Bir arkadaşıma, (Satın aldığım şu bir kilo baklavayı yiyebilirsen senden para istemem, yiyemezsen, sen bana yüz lira ver!) dedim.
  3. Böyle bir şartla yapılan anlaşma kumar hükmüne girer mi, yani haram mıdır? CEVAP Kumardır, haramdır.

Böyle bahislerde, iki taraftan birinin kâr veya zarar etme ihtimali varsa kumar olur. Burada, arkadaşınız kazanırsa, yediği baklavanın parasını vermeyecek, baklava ona kâr olarak kalacak, kaybederse, 100 lira zarara girecektir. O yerse, siz satın aldığınız baklavayı kaybetmiş olacaksınız, kazanırsanız 100 lirayı alacaksınız.

  1. Tam kumardır.
  2. Toplantıya geç kalan Sual: (Toplantıya kim geç kalırsa, on lira para verecek veya bir kilo tatlı getirecektir) gibi bir anlaşma yapmak caiz midir? CEVAP Evet, caizdir, kumara girmez.
  3. İkili opsiyon Sual: İkili opsiyon isminde bir yatırım şekli var.
  4. Dövizlerin, hisse senetlerinin, altın veya gümüşün fiyatının, önümüzdeki 5 dakika, 1 saat veya 1 gün sonra gibi zaman aralıklarında, yükseleceği veya düşeceği yönünde tahmin yapılıyor.

Mesela (Altının fiyatı, yarım saat sonra, şu anki fiyattan düşük olacak) denilerek 100 lira yatırılıyor. Tahmin tutmazsa, yani fiyatı yükselirse 100 lira gidiyor, kaybedilmiş oluyor. Tutarsa da 180 lira geri alınıyor, yani 80 lira kâr edilmiş oluyor. Böyle bir işlem caiz olur mu? CEVAP Böyle bir işlem, tam kumardır.

  1. Eğer, altın veya döviz satın alınırsa, o zaman yatırım olur.
  2. Bunların fiyatı yükselirse kâr, düşerse zarar edilmiş olur.
  3. Bir malın ticaretini yapmak gibi olur, bunun mahzuru olmaz.
  4. Ama yükselecek veya düşecek diye tahminde bulunup para yatırmak, iki taraftan birini zarara uğratacağı veya kâr ettireceği için kumar olur.

Zar atmak veya piyango çekmek gibi kumardır. Çayına da oynansa, tavla, domino, dama ve kağıt oyunları da kumardır. Güreşçinin kazandığı Sual: Oğlum güreşçi olacak. Komşular, (Güreşçinin, müsabakalarda alacağı para kumara girer, haram olur) diyorlar. Avret yeri kapalı olarak müsabakalara katılıp ikramiye almak günah mıdır? CEVAP Hayır, kumara girmez, haram olmaz.

  1. Sen yenersen, ben sana vereceğim, ben yenersem, sen bana vereceksin) şeklinde olan anlaşma kumardır.
  2. Bunun dışında, her çeşit müsabakada, kazananlara ikramiye vermenin mahzuru olmaz.
  3. Avret yeri açık olursa, o ayrı bir günahtır.
  4. Azancı haram olmaz.
  5. Sual: Çocukların veya büyüklerin, kendi aralarında bilmece çözerek yahut başka şekilde yarış yapmalarının dinen bir mahzuru var mıdır? Cevap: Her şey ile yarış etmek ve bilmece çözmek helaldir.

Bunları kumar ile yapmak haramdır. Çeşitli şekillerde yarış tertip etmek Sual: Çocuklar, gençler arasında bulmaca çözerek, bilmece sorarak çeşitli yarışlar yapmanın, tertip etmenin, dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır? Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde deniyor ki: “Her şeyle yarış etmek ve bilmece çözmek helaldir.

Bunları kumarla yapmak haramdır. Koşarak veya atla, silahla, okla hedefe atmak gibi harpte kullanılan şeylerle yapılan yarışlarda, bir taraftan mal şart etmek de caiz olur. Yani iki kişiden yalnız biri, sen kazanırsan, ben sana vereceğim, ben kazanırsam, sen bana vermeyeceksin derse veya bir üçüncü kimse, yarışa katılan cemaat arasından kazanana ben vereceğim derse, caiz olur.

Fakat harbe hazırlık için yapılmaları lazımdır. Oyun, gösteriş, övünmek için yapılan her yarış mekruh olur. Namaza mani olacak kadar devam ederse, haram olurlar. Harpte kullanılan şeyleri öğrenmek mendubdur. İki tarafın da mal vermesi şart edilirse, kumar olur.

  1. Umar oynamak ise haramdır.
  2. Bir üçüncü kimse de yarışa katılıp, ikisini de geçerse, ikisinden de alması, ikisini de geçemezse, ondan bir şey alınmaması şartı ile, ikisinden geride kalanın, geçene mal vermesini şart etmek caiz olur.
  3. Ibleye karşı atış mekruhtur.
  4. İki ilim adamının bir konuda münakaşa edip, tek taraflı mal şart etmeleri de caizdir.

Birçok ilim adamından sözü doğru olana, hariçten birinin mal vermesi de caizdir. Fakat münakaşaya katılanların birbirlerine mal vermeleri kumar olur. Hadis-i şerifte; (Her türlü lehv haramdır. Yalnız, hanımı ile oynamak, at ve silah ile talim, yarış yapmak caizdir) buyuruldu.” Sual: Kumarsız olarak satranç oynamanın dinimiz açısından mahzuru var mıdır? Cevap: Fetâvâ-yı Hindiyyede; “Satranç, kumar ile olursa haram, kumarsız olursa mekruhtur” buyuruluyor.

Kumar, bir yarış değildir Sual: Kumar, bir yarış değil midir, niçin yasak edilmiştir? Cevap:

Kumar, yarışlarda olduğu gibi, tavla, dama taşları, iskambil kâğıtları ile yapılan her oyunda, futbol oyunlarında da olur. Bunların hepsinde ve ilim adamları arasındaki kumarda, sözleri, tahminleri yanlış çıkanlar, tahminleri doğru çıkanlara mal, para vermektedir.

Umara katılanların her birinde, hem almak hem de vermek ihtimali vardır. Kumar oynatmak, yarışmak değil, tahminde yanılıp yanılmamak demektir. Bunun için, oynayanlar arasında olduğu gibi, oynamayıp, yarışmayıp, yarışanlardan kazanacakları önceden tahmin edenler arasında da kumar olur. Hatta yalnız bir kişinin yaptığı işin başarılı olup olmayacağını, tahmin edenler arasında da olur.

Kumarda, sonu tahmin edilen işin oyun olması, kazançlı, başarılı olması veya zararlı olması arasında fark yoktur. Cambazın düşüp düşmeyeceğini, geminin batıp batmayacağını tahmin edenlerin, birbirlerine para vermek için sözleşmeleri de kumar olur. Bunun içindir ki, oyun, yarış yapılmaksızın, kumarcıların isimleri veya para ile aldıkları biletlerin numaraları arasında piyango çekerek, çekilen numara sahiplerine, biletlerden toplanan paraların hepsini veya bir miktarını dağıtmak kumar olur.

Çünkü, piyangoya katılanların hepsi kendi numarasının çekileceğini ümit etmektedir. Tahminleri doğru çıkanlar, yanlış çıkanların önceden verdikleri paraları almaktadırlar. Aldıkları para ile, önceden bilete verdikleri paranın farkını, tahminleri yanlış çıkanlardan almış olmaktadırlar. Tahminleri yanlış çıkacaklardan para toplamak güç olacağı ve bunlar önceden belli olmadıkları için, piyangoya katılanların hepsinden, önceden bilet ücreti ismi altında para toplanmakta, tahmini doğru çıkanların vermiş oldukları, sonra kendilerine iade edilmektedir.

Toplanan paraların hepsini piyango sahibi almakta, aslan payını kendine ayırıp, geri kalanını tahminleri doğru çıkanlara vermektedir. Piyango sahibi, kumara iştirak etmese bile, harama sebep olduğu için, büyük günah işlemekte ve piyangoya iştirak edenleri, soymakta, sömürmektedir.

  1. Harbe ve ilme yarayan mubah yarışların, hayır, yardım işlerinin ve diğer mekruh oyunların çoğu, kumar veya başka haramların karışmaları sebebi ile haram olmaktadır.
  2. Sual: Dinine ve dünyasına faydalı olmayan, lüzumsuz şeylerle vakit geçirmek de günah olur mu? Cevap: Bu konuda Hadîkada buyuruluyor ki: “Nefsin hoşuna giden faydasız şeylere lehiv ve la’b denir ki, boş yere vakit geçirmektir.

Yalnız zevcesi, hanımı ile oynamak ve harp oyunları helal olup başkaları haramdır.” Harbe hazırlanmak için, at yarışları, atış, güreş, ok talimleri, lüzumlu teknik tecrübeleri yapmak caiz, hatta lazımdır ve çok sevaptır.

Kumar oynayan birine nasıl davranmalı?

Kişi Kumar Oynama Düşüncesiyle Başa Çıkabilmek İçin –

  1. Kumar oynanan yerlerden ve internette kumar oynatılan sitelerden uzak durmalıdır.
  2. Kumar oynama düşüncesini oluşturan şeylerden uzaklaşmalıdır (at yarışı programları, casino reklamları, piyango biletleri vs.).
  3. Kumarla ilgisi olan kişilerden uzak durmalıdır.
  4. Kumar üzerine yapılan tartışmalara girmekten kaçınmalıdır.
  5. Günlük ihtiyacı karşılayabilecek kadar para bulundurmalı, gereği dışında kredi kartları ve ATM kartlarını kullanmamalıdır.
  6. Yaşam tarzının değiştirilmesi, olumsuz alışkanlıkların yerine olumlu davranışların konulması gerekmektedir.
  7. Gerek kumar oynayan kimse gerekse ailesinden birisinin kumar oynadığını bilen birisi bağımlılık tedavisine başvurmaktan ve bu yolla kumarla mücadele etmekten kaçınmamalıdır.
  8. Destek almak için güvenilen bir aile dostundan veya arkadaştan yardım istenmelidir.
  9. Başka şeylerle meşgul olmak önemlidir. Dikkati başka aktivitelere çevirmek (evde iş yapmak, spora gitmek gibi) faydalı olacaktır.

Uno oyunu kumar mı?

Katılım 8 Şubat 2021 Mesajlar 819 Çözümler 2

#1

Arkadaşlar merak ediyorumda UNO şans oyunu veya kumar mıdır? Son düzenleyen: Moderatör: 22 Haziran 2021 Katılım 7 Aralık 2020 Mesajlar 2.873 Makaleler 2 Çözümler 19 Yer Antalya

#2

Kumara gireceğini sanmıyorum. Şans oyunu ama. Katılım 15 Temmuz 2020 Mesajlar 2.001 Makaleler 4 Çözümler 2 Yer Hawkins

#3

Para koymuyorsanız hayır. Katılım 19 Nisan 2020 Mesajlar 3.096 Makaleler 2 Çözümler 9 Katılım 19 Mart 2021 Mesajlar 3.698 Çözümler 11 Yer QP Prism

#5

Para koyuyorsan tabii ki kumar. Katılım 14 Eylül 2020 Mesajlar 1.989 Çözümler 41

#6

Arkadaşlar merak ediyorumda UNO şans oyunu veya kumar mıdır? Sonucunda para ile bir işlem olmuyorsa değildir. Katılım 25 Aralık 2019 Mesajlar 1.833 Makaleler 3 Çözümler 4

#7

Hayır, ortaya bahis koyulmadığı müddetçe kumar değildir. Bu poker için de geçerli, en basitinden bir taş-kağıt-makas oyunu için de geçerli. Ortaya herhangi bir bahis koyuyorsanız taş-kağıt-makas oyununu da kumara dökmüş sayılırsınız. Ortada herhangi bir bahis olmadığı müddetçe kumar değildir. Katılım 22 Ocak 2016 Mesajlar 5.236 Makaleler 9 Çözümler 8

#8

UNO, arkadaşlar bir araya geldiğinde eğlenerek hoş vakitler geçirsinler diye çıkarılan bir oyun. Kumar mıdır vs. takılmayıp eğlenmene bak. Katılım 16 Şubat 2021 Mesajlar 8.326 Makaleler 5 Çözümler 19 Yer Manisa

#9

Kumar olması için ortaya para veya değerli bir şey koymanız lazım. Yani değildir.

#10

UNO, dış mihraklar tarafından, çocuklarımızı ahlaksızlaştırmak ve onları UNO oyununun orijinal formu olan pokere yönlendirmek için yapılan bir darbe girişimidir, ve kumardır. Çocuklarımızı bu oyundan uzak tutalım. Tabii ki de değildir. Oyunu kumar yapan ne var? İddia koymadığın sürece kumar değildir. Şans oyunu olduğu doğrudur tabii ki.

Türkiyede kumarı kim yasakladı?

Tarihi – Kumar atları ilk olarak 1984’te ve kumarhaneler 1990’da yasallaştırıldı. Eylül 1996’da, açılış saatlerinin günde 8 saat ile sınırlandırılması ve kazançların çek ile ödenmesini gerektiren yeni kısıtlamalar getirildi. Bunlar, “kumarhane kralı” Ömer Lütfü Topal ‘ın Temmuz 1996’da öldürülmesinin ardından geldi.

Kumarhaneleri yasaklayan bir yasa (kısmen kara para aklama suçlamaları nedeniyle) beklenmedik bir şekilde açıklandı ve Aralık 1996’da onaylandı (aleyhte açılan davanın ardından) 11 Şubat 1998’de yürürlüğe girdi. Ancak, yasadışı kumarhaneler var olmaya devam ediyor. Yasak sırasında kumarhaneler, yaklaşık 20.000 kişiyi istihdam eden 1 milyar dolarlık bir endüstriydi.20 kumarhaneye sahip bir başka “kumarhane kralı” olan Sudi Özkan, bir süreliğine ülkeyi terk etti ve İsviçre ‘ye “kayıt dışı” yaklaşık 700 milyon dolar sızdırmakla suçlandı, ardından Türk vergi makamlarıyla bir anlaşma yaptıktan sonra geri döndü.

Çevrimiçi kumar 2006’da yasaklandı, ancak yasaklama önlemleri sınırlı bir başarı elde etti.2009 yılında İsveçli Betsson firmasının gelirlerinin dörtte birinin Türkiye’den geldiği tahmin ediliyordu.2013 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, çevrimiçi kumar kullananların yanı sıra çevrimiçi kumarla ilgili finansal işlemleri sağlayanlara yönelik cezaları artırmayı planladı.

Bir insan neden sürekli kumar oynar?

21 Temmuz 2016 Kaynak, Getty Images Fotoğraf altı yazısı, İnsanlar sadece kazanma umuduyla kumar oynamaz. Kumar alışkanlığı olanlar kaybetse de kumar masasına geri döner ve bundan zevk alırlar. Öyle ki Wall Street finans merkezinde bir yönetici, kumar için aile ve arkadaş çevresini 100 milyon dolar dolandırmıştı.

  1. Peki nasıl oluyor da bu insanlar bu alışkanlıkları için parasını, işini, evini kaybetmeyi göze alıyor? Öncelikle şunu belirtmek gerekir: İnsanlar sadece kazanma umuduyla kumar oynamaz.
  2. Psikolog Mark Griffiths kumarbazların bu alışkanlıklarının arkasında çok çeşitli motivasyonlar olduğunu söylüyor.
  3. Para, e ğlence, heyecan 5500 kumarbaz ile yapılan bir araştırmada en büyük motivasyonun “çok para kazanmak” olduğu görülmüştü.

Ancak bunun hemen ardından “eğlence” ve “heyecan” faktörleri dile getiriliyordu. Kaynak, Getty Images Fotoğraf altı yazısı, Kumarbazların bu alışkanlıklarının arkasında para kazanmak, eğlence ve heyecan gibi motivasyonlar vardır. Griffiths, “Kumarda kaybederken bile vücudunuz hala adrenalin ve endorfin hormonlarını üreterek” heyecan yaşamanızı sağladığını, insanların bir tür “parayla eğlence satın aldığını” söylüyor.2009’da Stanford Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmada, insanların yüzde 92’sinin “kaybetme eşiği” olduğunu ve bunun ötesine geçmeyeceği, ancak kumarda para kaybetmelerinin eğlenmeleri üzerinde fazla bir etkisi olmadığı görüldü.

Kumarhanedeki pullara ne denir?

poker oyunlarında para yerine kullanılan, genelde yuvarlak (yuvarlak olmayanını görmedim ama ne olur ne olmaz) puldur. yokluğunda en kullanılası şey tavla puludur. bazı imkansızlıkların insanı fasulye ve leblebiye kadar zorladığı vakidir. leblebi, fasulyeyle poker oynama işkencesine dayanamayan poker insanının gördüğü an kan akışını hızlandıran, göz bebeklerini büyüten şeylerdendir. arkadaslar arasinda oylesine oynaniyorsa, tavla pulu, fasulye hatta kup seker poker fisine ornek olarak verilebilir. an itibariyle farkediyorum ki, okey taşları da aslının bulunmadığı durumlarda, oldukça güzel bir şekilde poker fişlerinin görevini ifa edebilitesi olan nanelerdir. şekilleri faullu olsa da. evde hiç bir şey olmadığında yeşil mercimeğin kullanıldığı poker aracı. (bkz: karizmayı çizdirmek ) monopoly parasının bile ikame edemediği kutsal nesne. arzu nesnesidir. ilk goruste parlak aluminyum kutusu insani heyecanlandirir, yavasca kutuyu actiginizda icinde sira sira dizilmis rengarenk chipleri gorursunuz.1lik 5lik 10luk 25lik 100luk 500luk, her biri ayri renk. o kadar fazla sayida chipin mukemmel bir duzen icerisinde duruyor olmasi insana bir tur haz verir. dokunmaktan kendinizi alamazsiniz chiplere. ve elinizin yettigince avucunuza bir tutam alip sikica kavrarsiniz. o duygu anlatilamaz, sonra tabi ki bir elden digerine teker teker gecirerek cikardiklari sesi dinlersiniz. iclerinde bulunan metal agirlastiricilara borclu olduklari bu ses, dunyada baska hicbir seyden cikmaz. ve sonra tabi ki her kumarbaz gibi o chiplerin bir oyun sirasinda size ait oldugunu ve onlarla kazanacaginiz paralari dusunmeye baslarsiniz. poker chiplerine sahip olmak, poker oynayan bir insan icin en onemli doyum anlarindan birisidir. zincir, tesbih gibi elde çevirip stres atmaya birebir nesne. ezel dizisindeki cengiz karakterinin uğur getirdiğini iddia ederek yanında taşıdığı nesnedir. edit: format uyumu stablecoin ‘lerin babasıdır.

ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry’leri takip etmek için giriş yapmalısın.

Kumar oynamak hangi kanun?

Kumar oynanması 5326 sayılı Kaba- hatler Kanunu ‘nun 34. maddesinde kaba- hat olarak; kumar oynanması için yer ve imkân sağlama ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ‘nun 228. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Kumar kabahatinin fiil un- surunu kumar oynamak oluşturmaktadır.

Kumar suçu nedir?

TCK 228 (Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu) Emsal Yargıtay Kararları – YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/5767 Karar: 2016/8150 Tarih: 20.06.2016

TCK 228. Madde Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228/1. maddesinde, “Kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünün yer aldığı, anılan Kanun’un 52/1 ve 2. fıkrasında ise, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı CMK.nun 309.

maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06.04.2016 gün ve 358 Sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2016 gün ve KYB/2016-150947 Sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR : 5237 Sayılı TCK.nun 228/1 52/1 madde ve fıkraları uyarınca hapis cezası yanında hükmedilmesi gereken adli para cezasının, kanunda öngörülen adli para cezasına esas alınan gün üzerinden artırım veya indirim yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı tayin olunan miktarın çarpılması sonucu cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezası yanında uygulama yeri bulunmadığı halde doğrudan adli para cezası tayini, SONUÇ : Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.10.2014 gün ve 2014/852 esas, 2014/330 Sayılı kararının 309.

maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), anılan hükmün 4/d fıkrası uyarınca; hükmün ilk fıkrasında yer alan “450,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5 gün” ibaresinin yazılmasına, 62/1 maddesinin uygulanmasına dair fıkrada yer alan “375,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “4 gün” ibaresinin yazılmasına ve hükme “hükmedilen 4 gün adli para cezasının 5237 Sayılı TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önüne alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL’den, 80,00 TL adli para cezasına çevril- mesine” ibaresinin eklenmesine, infazın hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezası yönünden bu miktar üzerinden yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönde- rilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na ( TEVDİİNE ), 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/12423 Karar : 2018/597 Tarih : 18.01.2018

TCK 228. Madde Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu

Tombala makinası ile kumar oynatan sanık hakkında 1072 sayılı Kanuna muhalefet suçundan zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; 1- Sanık hakkında ceza tayin edilirken, kısa kararda ‘‘takdiren teşdiden” denildiği halde, kanunun belirtilen maddesindeki alt sınırdan hüküm kurularak çelişkiye neden olması, 2- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 34.

maddesine göre, adli emanete alınan 70,00 TL parayla ilgili karar verme yetkisinin mülki amirliğe ait olduğu gözetilmeksizin, yasal olmayan gerekçeyle TCK.nun 54. madde uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.

maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.01.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık hakkında tombala makinesi ile tombala oynattığı iddiasıyla TCK.nun 228. maddesi ile cezalandırılmasına ilişkin yapılan yargılamada, 1072 sayılı Rulet, Tilt ve Benzeri Oyun Aletleri ve Makinaları hakkında Kanunun 1.

maddesinde rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet isteyen otomatik, yarı otomatik, el veya ayakla kullanılan oyun makinaları ve benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmeyi yasakladığı ve madde kapsamında bu aletlerle kumar oynatılması halinde ayrıca kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan da ceza verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması karşısında, 1072 sayılı Kanun kapsamındaki tombala makinası ile tombala oynatılması eyleminde TCK.nun 44/1.

maddesinde yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü karşısında sanığın 1072 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddesi ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde TCK.nun 228/1.

TCK 228. Madde Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. İddianame anlatımına göre dava konusu yapılan ve birbirinden bağımsız olan 1072 sayılı Kanuna aykırılık ile 5237 sayılı TCK’nın 228/1. maddesinde düzenlenen “Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama” suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde, yalnızca bir suçtan hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

UYARI Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.

Kumar oynamak memurluğa engel mi?

Yasadışı Bahis Oynayan Memur Atılır mı? – Kumar, yasadışı bahis ve şans oyunları oynamak 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Kanununda disiplin suçları olarak öngörülmüş ve yaptırıma tabi tutulmuştur. Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynamak yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasındadır (m 8/5/c/3).

Umar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak, kumara düşkün olmak meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasındadır (m.8/6/n, çç) 7068 sayılı kanunun 8/5-c-3 bendinde belirtilen “Kanunun verdiği yetkiye day alı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynamak” fiilinden dolayı 20 Ay Uzun Süreli Durdurma cezası gerektirir.657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu konuda açık bir hüküm olmamakla birlikte kumar, yasa dışı bahis ya da şans oyunları oynamak uyarma cezası gerektiren devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak (m.125/A/e); kınama cezası gerektiren hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak (m.125/B/d) ve aylıktan kesme cezası gerektiren hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak (m.125/C/I) kapsamında değerlendirilebilir.

Bunlara ek olarak kumar, yasa dışı bahis ya da şans oyunları oynamak aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç olduğu için bu suçtan dolayı alınacak bir mahkumiyet hükmü 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 ve 98 maddeleri gereğince memurluğun sona ermesi sonucunu doğurabilecektir.

Yasa dışı bahis oynamanın cezası nedir?

Yasadışı Bahis Oynatma Suçu ve Cezası – 7258 sayılı Kanuna göre, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunları oynatmak suç olarak düzenlenmiştir. Yasadışı bahis oynatma suçunun oluşması için, yasadışı bahis oynatan kişinin menfaat temin etmesi şartı aranmaz.

  • Yani, hiçbir menfaati olmasa dahi yasadışı bahis oynatanlar kanun hükümleri gereği cezalandırılacaktır.
  • Suç genel kastla işlenebilen bir suçtur.
  • Türkiye’de spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunları oynatma yetkisine Spor Toto Teşkliat Başkanlığı veya başkanlığın yetki verdiği gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri sahiptir.

Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarını oynatmak üzere “sabit bayi” veya internet üzerinden oynatmak için “sanal ortam bayii” ruhsatı vererek gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine izin verebilir. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın verdiği ruhsatlar dışında, izinsiz bahis oynatmak 7258 sayılı Kanuna göre cezalandırılan bir suçtur.

Spor Müsabakası: Yurt içinde ve yurt dışında ilgili kurum ve kuruluşlarca tertiplenen resmi, özel, temsili, ulusal veya uluslar arası spor karşılaşmalarını ifade etmektedir. (Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği m.4/a). Örneğin, ulusal futbol, basketbol maçları. Müşterek bahis oyunları: Yurt içinde ve yurt dışında tertiplenen spor müsabakalarına ait sonuçların tahmin edilmesi üzerine oynatılan, hâsılatın önceden belirlenen ikramiye yüzdesinin, doğru sonucu tahmin eden iştirakçiler arasında paylaştırıldığı bahis oyunlarını ifade etmektedir (Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği m.4/ö). Sabit ihtimalli bahis oyunları: Yurt içinde ve yurt dışında tertiplenen spor müsabakalarına ait sonuçların veya etkinliklerin tahmin edilmesi esasına göre oynatılan ve iştirak edenler arasından doğru tahmin edenlere, önceden belirlenen bahis oranlarıyla ikramiye kazandıran oyunları ifade etmektedir. (Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği m.4/u)

Yasadışı bahis oynatma suçlarına ilişkin soruşturmalarda şüphelilerin zilyetliğindeki yerlerde arama işlemi yapılmakta, arama neticesinde suçta kullanıldığı şüphesiyle elde edilen materyallere el konulmaktadır. Şüpheli veya sanığa ait bilgisayar, cep telefonu, tablet vb.

Araçlara el konulduğunda mutlaka uzman bir bilirkişi marifetiyle incelenmek suretiyle rapor hazırlanmalıdır: Sanığın sahibi olduğu işyerinde bulunan ve dava konusu olay sebebiyle el konulan bilgisayarın, konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek, sanığın; internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakaları ile ilişkili olarak sabit ihtimalli veya müşterek bahis oynatıp oynatmadığı, oynanmasına yer veya imkân sağlayıp sağlamadığı ya da yurt dışında oynatılan her çeşit bahis veya şans oyunlarının Türkiye’den oynanmasına imkan sağlayıp sağlamadığı hususlarında rapor alındıktan sonra, hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken hiçbir teknik inceleme yaptırmadan eksik araştırma ve kovuşturma ile yasadışı bahsin yurtdışından oynandığına ilişkin kabülün hangi sebebe dayandığı hususunun tartışılmadığı yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması (Y19CD-K.2018/2249).

Yasadışı bahis oynatma suçunun cezası, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır.

Adblock
detector